diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Diyet Salatası Tarifi

Perşembe, Ocak 16, 2014



Diyet Salatası Tarifi
12 Gün diyeti olarak da adlandırılan bu diyet, düşük karbonhidrat esasına dayanıyor. Dolayısıyla şekerli ve nişastalı besinler öğünlerde yer almıyor. Düşük karbonhidrat diyetini 12 gün uyguladıktan sonra, 2 gün aranın ardından tekrar başlayabilirsiniz, iki günlük sürede dilediğiniz her şey serbest! İstediğiniz kiloya indikten sonra da haftanın 5 günü uygulayıp, 2 gün ara vermek şartıyla diyete devam edebilirsiniz.

Kahvaltı
Yarım greyfurt ya da 120 ml taze sıkılmış greyfurt suyu
En az 2 yumurta ve 2 dilim pastırma (antrikot, çemensiz ya da böreklik pastırma olabilir)
2 bardak su
istenirse sadece 1 fincan kahve ya da çay

Öğle yemeği
Yarım greyfurt ya da 120 ml taze sıkılmış greyfurt suyu
Soslu salata
Et, balık ya da tavuk
2 bardak su
İstenirse sadece 1 fincan kahve, çay ya da light gazoz, cola

Akşam yemeği
Yarım greyfurt ya da 120 mi taze sıkılmış greyfurt suyu
Et, balık ya da tavuk
Karbonhidrat oranı 5 gramı geçmeyen herhangi bir sebze (tereyağ ve herhangi bir baharatla pişirebilirsiniz.)
Salata
2 bardak su
İstenirse sadece 1 fincan kahve, çay ya da light gazoz, cola

Atıştırmak için
Sadece su
Yatmadan önce bir şeyler atıştırmak istiyorsanız: 250 ml diyet süt ya da domates suyu
Devamını Oku...


Diyette her gün tatlı yemek hayal değil

Çarşamba, Ocak 15, 2014

Sağlıklı bir yaşama sahip olmak, formda ve dinç kalmak insanın kendine yapabileceği en büyük iyiliklerden biri. Beslenmeyle ilgili atacağınız doğru adımlarla tüm hayatınızda sihirli bir dokunuş hissedebilmek aslında çok kolay

Sağlıklı bir yaşama sahip olmak, formda ve dinç kalmak insanın kendine yapabileceği en büyük iyiliklerden biri. Beslenmeyle ilgili atacağınız doğru adımlarla tüm hayatınızda sihirli bir dokunuş hissedebilmek aslında çok kolay. Yeni yılda daha sağlıklı ve daha formda olmak için işe kendinize yeni bir sayfa açıp beslenme düzeninizi değiştirmekle başlayabilirsiniz. Bugün diyet kavramı geçici bir beslenme programı olarak değerlendirilirken öncelikle bu anlayışı değiştirmek gerekiyor. Yaşam boyu keyifle sürdürülebilecek ve böylelikle mucizelere ihtiyaç duyulmayacak bir beslenme biçimi oluşturarak 2014’te ideal formunuza sağlıklı bir şekilde kavuşmanız mümkün.
Doygun Ekmek’in sosyal medyada ilerleyen Doygun’la Hayata Dair projesi kapsamında sağlık ve beslenmeye dair bilgiler veren Diyetisyen Elvan Odabaşı Kanar, 2014 yılına girdiğimiz bu günlerde kilolarınızla vedalaşmak, formda ve sağlıklı kalmak için hemen hemen herkesin kolaylıkla uygulayabileceği genel beslenme kurallarını açıkladı.
İşte Diyetisyen Elvan Odabaşı Kanar’dan size geçmişe mazi, kaybettiğiniz kilolara da elveda dedirtecek 2014’ün yeni beslenme kuralları!
Öğleden sonra iki ara öğün yapın, formunuzu koruyun!
Öğleden sonra yapacağınız 2 ara öğün ile akşam yemeğini daha hafif geçirebilirsiniz. Bu yıl saatlerinizi öğleden sonra 15.00 ve 17.00’a kurun, iştahınızdaki sihirli değişimi fark edin.
Diyette her gün tatlı yemek hayal değil!
Diyetin en tatlı saati 15.00! Diyetinizde tatlıyı daha sağlıklı bir alternatife dönüştürebilir ve kendinize gün içerisinde bir tatlı saati belirleyebilirsiniz. Bu saat lütfen saat 17:00’dan geç olmasın. Tüketeceğiniz tatlının kalorisini 100-150 kalori civarında sınırlandırın ve 5-8 gram civarında yağ içeriğinin üzerine çıkmamaya özen gösterin. Artık şeker ilavesiz birçok diyet tatlı alternatifi var, bunları da tercih edebilirsiniz. Tatlıya zaafınızı tarçın, vanilya gibi baharatlarla kontrol altına alabilirsiniz.
Cilt, saç ve tırnaklarınızı kıştan korumak için su için
Susuz bir kış; daha kuru bir cilt, yıpranmış saçlar ve kırılan tırnaklar demek. Her daim ışıl ışıl parıldayan bir cilde ve saçlara sahip olmak istiyorsanız kışın su tüketimini 2 litrenin altına düşürmeyin.
Meyvenin azı karar çoğu zarar!
Bu yıl sınırsızca meyve tüketme hakkınız yok unutmayın! Meyve, porsiyonuna dikkat etmeniz gereken bir besin. Günde 400 gramın üzerine çıkmayın ve bu porsiyonu da 2-3 öğüne bölüştürmeyi unutmayın.
Kalıcı zayıflık için verilen kilolar en az 6 ay geri alınmamalı
Yeni yılda kaybettiğiniz kiloları en az 6 ay korumalısınız. Tartı 6 ay aynı rakamı göstermeli ki verdiğiniz kilolar kalıcı olsun.
Diyetiniz size özel olursa verdiğiniz kilolar kalıcı olur!
Diyet kişiye özel planlanmalı. O zaman artık buzdolabının üzerinde duran popüler diyetleri atmanın zamanı çoktan geldi de geçiyor bile. Unutmayın, kalıcı kilo kaybını ancak ve ancak size özel planlanan dengeli bir beslenme planı ile sağlayabilirsiniz.
Protein diyetleriyle verdiğiniz kiloları geri alırsınız!
Proteinden zengin diyet listeleri ile kilo vermek ne kadar kolay değil mi? Peki tekrar kilo kazanmanın da bu kadar kolay olacağını biliyor muydunuz? Diyet tarihinin en popüler diyetleri olan protein diyetlerinin mağduru olmayın!
Ara öğüne vaktiniz yoksa atıştırmalık paketler hazırlayın!
Ara öğün yapmak istiyorum ama zamanım yok diyorsanız bu yılın en sağlıklı atıştırmalık paketlerini hazırlamaya ne dersiniz? Bu paketlerde ne mi var? 15 adet çekirdekli kara üzüm, 5 adet çiğ badem ve 2 tüm ceviz. Üstelik sadece 138 kaloriJ
Güneş girmeyen eve tartı girer!
Kış güneşiniz eksik olmasın! Kışın yağlanmak istemiyorsanız D vitamini alın! Kışın D vitamini depolamak için; güneşli havada 20 dakika yürüyüş yapabilir veya 1000 IU Dvit3 kullanabilirsiniz.
Günde 3 fincan kahve ile metabolizmanızı hızlandırın!
Kışın kahve keyfi, metabolizma keyfi! Günde 3 fincan kahve tüketin. Dikkat, kafein tüketimi için en son saat 17.00! Bu saatten sonra alınan kafein uyku kalitenizi bozarak yağlanmanıza neden oluyor. Kışın en fit kahve tarifi: yeşil kahve, kakule, tarçın, yağsız süt.
2014’ün en fit besini balık, en fit yağı balık yağı!
Haftada 2 gün mutlaka balık tüketin! Balık tüketmediğiniz günler gece yatmadan önce 1 tablet balık yağı (omega-3/krill oil) tableti tüketin.
Kansere karşı renkli meyve ve sebzeleri tüketin!
En renkli sebze ve meyveler sizi kansere karşı koruyor unutmayın! Kırmızı, yeşil, mor, turuncu tabağınızda her daim bulunsun.
Hindi etini sadece yılbaşı gecesi değil yıl boyu tüketin!
Yılbaşı sofralarının yıldızı hindi 2014 sofralarının da yıldızı olsun. Haftada 1-2 gün hindi eti tüketin, formda kalın.


Daha fazlasını oku: Diyette her gün tatlı yemek hayal değil - Kadın-Aile Haberleri - Güncel Haber - Haber - Spor Haberleri- Sıcak haber - Yerel Haber http://haber.rotahaber.com/diyette-her-gun-tatli-yemek-hayal-degil_429625.html#ixzz2qRriyzOZ
Follow us: @Rotahaber on Twitter | rotahaberr on Facebook
Devamını Oku...


Salı, Aralık 17, 2013

Yemiyorum Peki Neden Kilo Veremiyorum?

Kilo vermeye çalışırken en sık yapılan hata, vücudun ihtiyacı olan besinleri yeterli seviyede tüketmemektir.

Bu soruyu çok sık duyar olduk. ''Aslında ben çok az yerim'' diyenler çoğalıyor. Fakat bu durum, aslında kilo vermeyi engelleyen en büyük düşmanımız!

Çoğu danışanım, sadece sabah ve akşam öğünlerini tükettiğini söyler; çünkü aralarda yemiş olduğu porsiyonu küçük ama zararı büyük atıştırmalıkları yemekten saymaz. İşte uzak durmamız gereken ilk düşman:

Abur cubur

Abur cuburlar, keyfi kısa sürdüğü ve tokluk hissi yaratmadığı için ‘'Ne yediniz?'’ sorusuna verilen cevaplarda yer almaz. Günlük almamız gereken kaloriye bizi hızlıca ulaştıran; fakat besin değerleri oldukça düşük olan atıştırmalıklardır. Bunları tüketiyorsanız, ''Ben yemiyorum!'' demek hata olur.

İşte ikinci düşman;

Ara öğünsüz diyet

Yapılan çalışmalar, ara öğün tüketen kişilerin metabolizmalarının, tüketmeyenlere göre daha hızlı çalıştığını ortaya koymuştur. Ana öğünlerden 2,5 - 3 saat sonra tüketilecek ara öğünler,metabolizma hızını artırarak kan şekerinin dengelenmesini sağlar. Böylece hem açlığınızı bastırırsınız, hem de bir sonraki öğünde daha az yersiniz. Bu şekilde yağ yüzdenizde azalma sağlayarak, sağlıklı kilo verebilirsiniz.

Bir diğer düşmansa;

Kahvaltısız bir gün

Kahvaltı günün en önemli öğünüdür. Yapılan çalışmalar, kahvaltı yapmayan bireylerde obezite görülme sıklığının, kahvaltı yapanlara oranla daha yüksek olduğunu göstermektedir. Güne sağlıklı bir kahvaltıyla başlamak, zinde olmanızı sağlar ve günün ilk saatlerinden itibaren metabolizmanızın hızlı çalışmasına yardımcı olur.

Kıtlık teorisini unutmayın. Besinler aracılığıyla enerji alınmadığında, vücut metabolizma hızını düşürerek, yağ dokusu depolamaya başlar. Bu nedenle, sağlıklı ve dengeli beslenerek kilo vermeyi hedefleyin.
Unutmayın, yemeyerek kilo veremezsiniz!
Devamını Oku...


Salı, Aralık 17, 2013

Enerji veren 3 içecek

Kış aylarında depresyon ve hastalanma riski daha fazladır. İşte enerjinizi yere getirecek içecek tarifleri!

Enerji veren 3 içecek
Bir dilim zencefil, havuç ve elmayı blenderda karıştırın. Gücünüzü geri kazandıracak ve bağışıklık sisteminizi güçlendirecek bu içeceği özellikle sabahları içmenizi öneririz.
Enerji veren 3 içecek

Ballı, zencefilli çay

Soğuk algınlığına karşı sizi koruyacak ve sıcak tutacak bu çayı yapması da çok kolay. Bir bardak sıcak çaya 1 çay kaşığı zencefil rendesi ve 1 tatlı kaşığı bal ekleyip karıştırın.
Enerji veren 3 içecek


Enerji veren karışım

Havuç, bir dilim zencefil ve yarım bardak ananas suyunu karıştırın. Afiyetle için.
Devamını Oku...


Çocuklarınızı küçük yaşta tatlı ve fast food bağımlısı yapmayın

Pazartesi, Aralık 16, 2013

Çocuklarınızı küçük yaşta tatlı ve fast food bağımlısı yapmayın
Son dönemlerde aşırı kalori alımına bağlı obezite (şişmanlık) ve ona paralel ortaya çıkan 'metabolik sendrom' birçok insanın en temel sağlık problemi haline geldi. Türkiye’de toplumun yarıdan çoğunun fazla kilolu, bunların yüzde 50’sinin de obez olduğu tespit edildi. Artık obezitenin çocukluk çağlarında başladığını belirten Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Osman Karakaya, günümüzde çocukların tat ve lezzet bağımlısı haline geldiğini söyledi.
Tatlı bir şey olmadığında çocukların yemek yemediklerine değinen Karakaya, “Çünkü ebeveynler çocuklarını sürekli muhallebilerle ve tatlı mama ile beslemeyi tercih ettiklerinden onlardaki damak tadının bu yönde gelişmesine neden oluyorlar. Çocuklar örneğin tarhanayı diliyle itiyor. Sebze yemeklerini seven çocuk sayısı bu yüzden çok azdır. Küçük yaşlarından itibaren çocuklarımızı sadece dilimizdeki tat duyusuna hitap eden tatlara, özellikle tatlılara genelde de karbonhidrat diye tabir olunan unlu mamullere formatlıyoruz. Bu durum da ister istemez yeme içme alışkanlıklarımızı ve yaşam tarzımızı belirliyor.” ifadelerini kullandı. 

ÇOCUKLAR 1 YAŞINDA 'FAST FOOD'LA TANIŞIYOR

Prof. Dr. Osman Karakaya, şöyle devam etti: “Türkiye’de birçok çocuk, 1 yaşına kadar 'fast food’la tanıştığı için şişmanlıyor. Çocukların yüzde 6’sı ilk bir yaş içinde kolalı içeceklere başlatılıyor. Çocukların yüzde 25’i ilk üç yaş içinde hazır gıdayla beslenmeye başlarken İstanbul’da ise yüzde 40’ı ilk üç yaş içinde hazır gıdayla beslenmeye başlıyor.” 

YAĞLANMA YAŞLANDIRIYOR

Yaşlanmanın en büyük sebebinin yağlanma ve obezite olduğunu anlatan Karakaya, “Kilolu insanların vücudunda olması gerekenden daha çok yağ var. Biz her şeyin tazeliğini içerdiği su miktarı ile ölçeriz. Yağ ile su bir arada durmaz. Bir insan yağlanmaya başlamışsa vücudundaki su oranı da o oranda azalıyor demektir. Bu açıdan metabolik sendrom ve obezite yaşlanmanın en önemli sebebidir.” dedi. Karakaya Türkiye’de metabolik sendrom görülme sıklığının erkeklerde yüzde 37, kadınlarda ise yüzde 45 olduğuna dikkat çekti.

ALDIĞIMIZ ENERJİYİ HARCAYAMIYORUZ

Gün içinde alınan enerjinin harcanmadığını vurgulayan Osman Karakaya, şu ifadeleri kullandı: “Özellikle büyük şehirlerde neredeyse hepimiz masa başı işler yapıyoruz. Enerji alıyoruz ama bu enerjiyi harcayamıyoruz. Sürekli gereksiz miktarda kalori alıyoruz. Metabolik sendrom da tam burada devreye giriyor. Çünkü bu hastalık, enerji alımı ile harcanması arasındaki dengenin bozulmasıyla ortaya çıkıyor.” 

YAĞLANMA İNSÜLİN DİRENCİ OLUŞTURUR

Kilolu insanların gerçek probleminin insülin direnci olduğunu vurgulayan Karakaya, yağlanma başladığı zaman insülin direncinin ortaya çıktığını söyledi. Bu durumun kişinin sürekli yeyip içmesiyle alakalı olduğuna değinen Karakaya, “İnsülin direncinin en etkin tedavisi yaşam tarzı değişikliğidir. Bu konuda ilaç tedavisi en başta değil en sonda başvurulması gereken bir seçenek olmalıdır.” dedi. Vücutta yağlanma başladığı zaman insülin direncinin ortaya çıktığını ifade eden Karakaya, “Bu durumlarda vücudun şekere ihtiyacı kalmıyor. Tok insan sürekli yemek yediği için kandaki şeker yükseliyor. Kanda şeker yükselince insülin yükseliyor. İnsülin kandaki şekeri hücrelere gönderebilme gayreti içinde olan bir etkinlik göstermektedir. Hücreler ise halihazırda ihtiyaç duymadıkları bu fazla enerjiyi bünyelerine almamak adına insülin direnci dediğimiz mekanizmayı harekete geçirmektedir. Buna pankreas isimli organın verdiği cevap ise 'bu direnci yenmek için aşırı düzeyde insülin salgılamak' şeklinde olmaktadır. İnsülin yüksekliği dolayısı ile en başından bilmemiz gereken haliyle 'bizim sürekli yeyip içmemizle alakalı' bir durumdur." ifadelerini kullandı. 

"Uluslararası bilimsel otoritelerin kabul ettiği, vücudumuza ve kana ait bir takım değerler var ki bunların normal değerlerin üzerine çıktığı durumlarda o bireyde 'metabolik sendrom' dediğimiz hastalığı rahatlıkla teşhis edebiliyoruz." şeklinde açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Karakaya, “Bu parametrelerden herhangi üçünün bir arada bulunduğu kişilerde 'metabolik sendrom' tanısı rahatlıkla konulabilir.” dedi.

İŞTE O PARAMETRELER

Prof. Dr. Karakaya'nın verdiği bilgiye göre, göbek çevresi erkeklerde 102, bayanlarda 88 santimetrenin üzerindeyse, iyi kolesterol erkeklerde 40, kadınlarda 50 mg’ın altına düşmüşse, kan yağları 150 mg’ın üstüne çıkmışsa, kan şekeri 110 mg’ın üstündeyse, tansiyon 130/85 mmHg’nın üzerine çıkmışsa tehlike çanları çalmaya başlamış demektir.

Dr. Karakaya, modern dünyada 'azar azar ve sık sık yemek yenilen ve ara öğünler yapılmak zorunda kalınan' diyet yaklaşımlarının terk edildiğini söyledi. Yapılması gerekenin bir diyetten daha fazlası olduğunu, bir kurallar silsilesine ihtiyaç olduğunu ve bu kuralların da bundan sonrası için yaşam tarzına dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti. Halen takip ettiği çok sayıda kilo problemi olan hastası olduğunu, bir ay gibi kısa sürede 7-8 kilogram zayıflayan hastaları bulunduğunu, hatta bazı hastalarının şeker hastası olduğunu, bu hastaların ilaçlarını diyet vasıtasıyla azaltmalarının ve kan şekeri kontrolünün daha rahat sağlanabildiğini anlatan Dr. Karakaya; hastalarına verdiği diyet programının yanı sıra hastalarının mutlaka uymalarını istediği kuralları da şu şekilde sıraladı:

UYULMASI GEREKEN KURALLAR

1. Öğünlerin arasını en az beş saat açmak ve acıkmadan yenilmemesi.
2. Tayin edilen miktara mutlak riayet edilmesi. 
3. Öğün sayısının en fazla üç olması. 
4. Ekmek yenilecekse özellikle çavdar ekmeği tüketilmesi, beyaz un ve şeker ile zenginleştirilmiş karbonhidratlı gıdalardan uzak durulması. 
5. Acıkmayı geciktiren bir etki gösterdiği için öğünlere proteinli gıdalarla başlanılması.
6. Her öğün için mutlaka tek tip proteinli gıda ve mevsimine uygun, bol taze sebze tüketilmesi.
7. Bol su içilmesi.
8. Akşam saat 21.00'den sonra sabah kahvaltısına kadar yaklaşık 12 saat süre ile yemek türü bir şey yenilmemesi. 
9. Meyve tüketimi konusunda da dikkatli davranılması ve her gün mutlaka bir elma yenilmesi.

Devamını Oku...


Mutfakta Şef Sizsiniz :) Copyright © 2013
Powered by Blogger Published.. Blogger Templates