bunları biliyor muydunuz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bunları biliyor muydunuz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kullanılmış Demlik Poşetinin Hiç Bilmediğiniz 9 Mucize Faydası

Salı, Mart 03, 2015

manset-cay

Mutfaktan ve hayattan zaman kazanmak, yemek yapmayı sevenler ve koca bir evin sorumluluğunu üstlenenler için oldukça önemli. Bileni diğerlerinden ayıran bilgiler, etrafta hava atabileceğiniz pratik bilgiler ya da karpuz nasıl kesilir, haşlanmış yumurta nasıl soyulur kadar kısa ve öz tüyolar bu kadar yoğunluğun içinde hayat kurtarıyor.
Bugün de hayat kurtarmaya, kullanılmış demlik çay poşetleriyle devam ediyoruz.

Kullanılmış demlik poşet, soğuk suya tutulup hedef bölgeye bastırıldığı takdirde güneş yanığının…

youtube


Vücuttaki çürüklerin…

morluk-kiz-bisiklet

Örümcek ısırığının…

kullanilmis-cay-poseti-orumcek-isirigi

Ve uçuğun iyileşmesine yardımcı olur

flickriver


Göz kapaklarını rahatlatır ve göz morluklarına iyi gelir

kullanilmis-cay-poseti-gozler-icin

Spor ayakkabılarının içine konulduğunda deodorant etkisi gösterip kötü kokuları yok eder

viralportal.net


Lavaboda su biriktirip bulaşıklarla birlikte demlik poşetini attığınızda yağ giderici etki gösterir

youtube


Buzdolabına koyduğunuzda, kötü kokuları yok edip buzdolabının taze kalmasını sağlar

diynetwork


Ve son olarak kilere koyduğunuzda yiyeceklerinizi fare ya da örümcekten uzak tutar

viralportal..net


Ay resmen mucize.
Devamını Oku...


Son Noktayı Koyuyoruz: Tavuk mu Yumurtadan, Yumurta mı Tavuktan?

Pazartesi, Aralık 29, 2014


tavuk-mu-yumurtadan-yumurta-mi-tavuktan


Öncelikle evrim konusunda derin bilgi birikimi olanların bizi yorumlarda bilgilendirmelerini ve eğer konuyla ilgili ekstra fikirleri varsa da bizimle paylaşmalarını bekliyoruz.

Konu eğlenceli ve açıklaması ve kafa patlatması da biraz zor: Tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan çıkar?
Canlıların milyonlarca yıllık evrim sürecinde “hadi dönelim bakalım, kim kimden evrilmiş” deyip de geçmişe dönemeyeceğimiz ve zaten milyonlarca yılı alan evrim sürecine bir insan yaşamının birebirde tanık olamayacak olmasından dolayı şu ana kadar birçoğu kanıtlanan teoriler üzerinden ilerlemek durumundayız.
Başlangıç için iddia etmek gerekirse, yumurta ile üreyen canlılar tavuktan önce de var olduğu için ilk bakışta hızlı bir şekilde tavuğun yumurtadan çıktığını söyleyebiliriz.
O yüzden “tavuk yumurtası mı tavuktan çıkar, yoksa tavuk mu tavuk yumurtasından çıkar” diyerek soruyu değiştirelim.
Tavuk yumurtasını oluşturan temel bir protein tipi olan OV-17 (OC-17 diyen de var, tam açılımı ise ovocledidin-17) yalnızca tavukta, hatta tavuğun yumurtalıklarında bulunuyor. OV-17 olmadan tavuk yumurtası oluşmuyor, dolayısıyla tavuk olmadan tavuk yumurtası oluşmuyor diyebiliriz.
Dolayısıyla bu noktada şunu merak etmemiz gerekiyor: İlk tavuk yumurtası bir tavuk tarafından mı yoksa tavukla bir arada olan başka bir hayvan tarafından mı yumurtlandı?
Canlıların üremesi sonucunda yeni oluşan canlının DNA’sı 2+2=4 gibi eşitlenerek toplanmıyor ve yeni oluşan canlının DNA’sı atalarınınkinden az da olsa farklı oluyor. Hatta buna DNA’daki hata payı da diyebiliriz. Bu da milyonlarca yıl içinde tekrar tekrar gerçekleştiğinde evrime yol açıyor.
Yani bu durumda açıklayacağımız bir senaryo oluşturursak; tavuğa benzeyen ve proto-tavuk diyebileceğimiz bir canlı, başka bir proto-tavuk ile bir araya gelip, yine bir proto-tavuk oluşturmuş oluyor. Ancak yukarıda bahsettiğimiz DNA’daki değişiklikten ötürü bu proto-tavuk artık bizim bildiğimiz tavuğa daha yakın formda bir canlı olarak dünyaya geliyor.
Ve bu canlı, bir yumurtada, yani bir tavuk yumurtasında dünyaya geliyor.
Yani böyle konuşunca ilk yumurta vardı ve o yumurtadan tavuk meydana geldi diyebilir miyiz?
İki alternatif var:
  1. Yumurtlayarak çoğalan bir canlının tavuk yumurtası olmayan yumurtalarından (proto-yumurta) biri ile proto-tavuk meydana geldi. Bu proto-tavuğun yumurtlama sürecinde oluşan DNA değişimleri ile beraber ise yumurtalardan birinden tavuk oluştu. Eğer bu yol doğruysa önce tavuk vardı, sonra yumurta geldi (tavuğun meydana geldiği yumurta bir proto-tavuk yumurtasıydı, tavuk yumurtası değil.).
  2. Proto-tavuğumuz, tavuğa dönüşecek bir yumurtaya (tavuk yumurtasına) can verdi ve bu yumurtadan proto değil normal, bildiğimiz tavuk oluştu. Yani önce yumurta vardı, sonra tavuk geldi.
Ancak iki yolda da önce tavuk değil, yumurtanın olduğunu görüyoruz. Eğer yumurtayı tavuk yumurtası ya da proto-tavuk yumurtası gibi farklı şekillerde tanımlamazsak tavuk bir şekilde yumurtadan meydana geliyor deriz.
Yani tartışma sona erdi: Önce yumurta, sonra tavuk. Yani önce yumurta tavuktan değil, tavuk yumurtadan oluşmuştur.

Devamını Oku...


Bugün de Bunu Öğrendik: Türkiye’de Yenilebilir ve Yetiştirilebilir Mantar Çeşitleri

Cuma, Aralık 26, 2014


yenilebilir-mantarlar
Kremalısı, sotesi, güveci, salatası, ızgarası ve hatta tatlısı olan mantarı yolda görsek tanırız ancak yemeli miyiz yoksa yememeli miyiz diye düşünürüz. Soframıza gelen kültür mantarlarının dışında aslında lezzetiyle sofralarımızı süsleyebilecek, nasıl hazırlarsak hazırlayalım daima tadı güzel olacak o mantarlar hangileridir ve nerelerde bulunur?
Türkiye’nin ormanlarından çıkan ve kültür mantarından çok daha fazlasını ifade eden yenilebilir mantarlar listemize başlıyoruz. Ancak unutmayalım, mantarlar farklı bölgelerde farklı isimlerle anılabiliyor. Eğer “Bu mantarın adı aslında budur.” diyorsanız bize söylemeyi unutmayın.

Gelincik de denir: İmparator mantarı

 wikipedia - gelin mantarı yenilebilir mantarlar
Güney Avrupa’da en çok sevilen mantarlardan bir tanesi olan ve hatta bilimsel adını (amanita caesarea) Sezar’dan alan gelincik mantarı, turuncu şapkalı ve beyaz sporludur. Türkiye’de Göksü Vadisi, Şile ve Kandıra dolaylarında bulunur. Tadı keskindir ancak oldukça lezzetlidir. Gelincik mantarı ailesinde zararlı yani zehirli mantarlar da yer aldığı için toplarken dikkat edilmesi ve toplandıktan sonra bir uzmana danışılarak tüketilmesi gerekir.

Höbelen de denir: Kuzu göbeği mantarı

wikipedia - kuzu göbeği mantarı yenilebilir mantarlar
Ege, Akdeniz ve Karadeniz’in kıyı bölgelerinde yetişen kuzu göbeği mantarı, halk arasında höbelen ya da döbelen olarak da bilinir. Şifalı mantar olarak da bilinen kuzu göbeği, yenilebilir mantarlar arasında yer almasına rağmen pişirilmeden yenmemesi gerekir. Ekonomik değeri yüksektir ve Fransız mutfağının da en sevilen mantarlarından bir tanesidir.

Çörek de denir: Pestik mantarı

yenilebilir-mantarlar
Çörek mantarı da denilen ve ak, katı ve yumuşak olmak üzere üçe ayrılan pestik mantarı aslında ormanlarımızda gezen en güzel mantarlardan bir tanesidir. Hatta marketlerde satın almak isteseniz yüksek fiyatlarla karşılaşır, bu mantarın İtalyanlara ait olduğunu düşünürsünüz. Çünkü pestik mantarı herkesin havalı ismiyle bildiği porcini mantarıdır. Batı Karadeniz bölgesinde bulunur ve orada ayı mantarı adını da alır.

Geyik de denir: Tirmit mantarı

wikipedia - tirmit mantarı yenilebilir mantarlar
Gençken sarı olan olgunlaştıkça ise kırmızı renge dönen tirmit mantarı halk arasında geyik mantarı olarak da bilinir. Karadeniz bölgesinde yoğunluklu olarak görülür. Pişirilmesi kolay ve lezzetli bir mantardır. Tuzlu ve baharatlı olarak pişirildiğinde yemeklerin yanına servis edebileceğiniz iyi bir ara sıcak olacaktır.

Geyik sütü de denir: Çam kabara mantarı

svims - çam kabara mantarı yenilebilir mantarlar
İsminden de anlaşılacağı gibi çam ormanlarında çam ağaçlarına tutunarak büyüyen bir mantardır. Diğer mantarlara göre çam kabara mantarı yenirken mutlaka bir uzmana danışılması gerekmektedir. Çünkü alerjik konular söz konusu olabilir. Bazı bölgelerde kendisine tirmit mantarı da denir ancak renk olarak birbirinden farklılık gösterir. Boyabat yöresinde sıkça görülür.

Kayın mantarı da denir: İstiridye mantarı

mykoweb - kavak mantarı yenilebilir mantarlar
Kayın, kavak, istiridye ya da yaprak… Bu isimlerle bilinen istiridye mantarı, yumuşak yüzeylere tutunmayı sever. Nadir ve lezzetli bir mantar olması nedeniyle istiridye mantarı yetiştiriciliği ülkemizde oldukça yaygın bir meslek haline gelmiştir.

Trompet de denir: Borazan mantarı

wildaboutbritain - borazan mantarı yenilenbilir mantarlar
Diğer mantarlardan koyu rengiyle ayrılan ve korku yaratabilecek olan borazan ya da bilinen adıyla trompet mantarı, hem lezzetli hem de pahalı bir mantardır. Kendi ailesinde zehirli mantarlar olduğu için hangi mantarı topladığınızı ve yediğinizi kontrol etmeniz gerekir. Sebzeli sotelerde kullanılabilir. Türkiye’de Ege bölgesinde rastlanılır.

Halı saçağı da denir: Kıvırcık mantar

hughsmith - kıvırcık mantar yenilebilir mantarlar
Saçaklı mantar, çam mantarı ve kedi tırnağı olmak üzere üç farklı türü olan kıvırcık mantar diğer mantar türlerine göre gözle görülür bir şekilde farklıdır. Genellik Akdeniz bölgesinde görülür. Yapısı nedeniyle içinde fazla oranda toz ve toprak biriktirmeye hazırdır bu nedenle yemeklerde kullanmadan önce iyice yıkanması gerekir.

Bal gibidir: Bal mantarı

atlantedeifunghi - bal mantarı yenilebilir mantarlar
Üzerindeki sarı renk nedeniyle bal mantarı olarak adlandırılan mantar, hızlıca yetişebilen ve çoğalabilen bir türdür. İstanbul’da Belgrad Ormanı’nda görmek mümkündür. Şekil olarak yediğimiz kültür mantarlarına en çok benzeyen türdür. Ancak yüksek oranda tüketimi tavsiye edilmez.

Turuncu sığır da denir: Sığır dili mantarı

wikipedia - sığır dili mantarı yenilebilir mantarlar
Çiğ haliyle yenilebilecek şekilde olmayan ancak pişirildikten sonra lezzet bombası haline gelen sığır dili mantarı, kayın, meşe, palamut, köknar ağaçlarına tutunurlar. Turuncu sığır olarak da bilinen kardeş türü mevcuttur. Yoğunlukla Karadeniz bölgesinde görülür.

Kara orman da denir: Şitake mantarı

kozmosa - şikate mantarı yenilebilir mantarlar
Uzak Doğu ülkelerinin en bilinen ve sevilen mantarı olan şitake mantarı aslında Türkiye’de de rastlayabileceğimiz bir mantar türü. Türkiye’de kara orman mantarı olarak da bilinir. Dünyanın en pahalı mantarlarından bir tanesidir. Trüf mantarları gibi yüksek fiyatlarla satılır. Akdeniz, Ege, Marmara ve Karadeniz bölgelerinde yetiştirilir.

Etli mi etlidir: Biftek mantarı

morrie2 - biftek mantarı yenilebilir mantarlar
Renk olarak çiğ ete benzeyen ve kesildiğinde gerçekten kırmızı bir renkte sıvı akıtan biftek mantarı yenilebilen en lezzetli mantarlardan bir tanesidir. Çınar ve kestane ağaçlarına tutunan biftek mantarı, Mersin ve çevresinde yetişir. Tadı ekşimtraktır ancak yemeklere lezzet verir.

Yemeğin eşidir: Kükürt mantarı

leifgoodwin - kükürt mantarı yenilebilir mantarlar
Rengi nedeniyle zehirli mantarlarla karıştırılma riski olan kükürt mantarı aslında lezzetli ve özel bir tada sahiptir. Tavuğa benzeyen tadıyla yemekleri lezzetlendiren kükürt mantarı, karaağaç ve ceviz ağacında sıklıkla görülür. Türkiye’nin sahil kesimlerinde görülür.

Kez be kez yedirir: Cincile mantarı

panoramia - cincile mantarı yenilebilir mantarlar
Bolu ve Karaman yörelerinde kendisini görmeniz mümkün olan cincile mantarı, köknar ve iğne yapraklı ormanlarda yer alır. Özel ve aromatik bir tadı vardır. Oldukça etli bir bir mantar olan cincile mantarının sotesi tercih nedenidir.
Devamını Oku...


ADINI DUYMADIĞINIZ PEYNİRLER VE TÜM PEYNİR ÇEŞİTLERİ

Çarşamba, Aralık 17, 2014


Kahvaltıların vazgeçilmezi, yemeklerin tatlandırıcısı ya da özel davetlerin leziz yiyeceği! Peynir sadece bir yemek aracı değil; süsleme aracı olarak da hayatımıza yer etmiş durumda. Birçok kullanım alanı olan peynirlerin, çeşitleri de bir o kadar fazla ve her biri farklı görünüm, lezzet ve kullanım alanına sahip. Neredeyse 100’ü aşkın peynir çeşidi olduğunu söylesek, şaşırırsınız herhalde. Aşağıda, sizlere peynirin kısa bir oluşumundan ve dünyada ile Türkiye’de bulunan peynir çeşitlerinden bahsedeceğiz.


Peynir Nasıl Ortaya Çıktı?
MÖ 5000 yıllarına kadar dayanan mitolojik bir yiyecek olmakla birlikte; yiyecek olmaktan çıkıp hem yaygınlaşıp hem de süsleme aracı olarak kullanılması; Roma İmparatorluğu’na dayanır. İlk kez Orta Asya Türk’leri tarafından bilinmeden üretildiği düşünülen peynir; halkın sütü saklamak için kullandığı hayvan derilerindeki bakteriler ile mayalanması sonucu oluştuğu düşünülmektedir.
Bir başka teori ise; sütü basınç altında tutmak ve tuzlamak ile ortaya çıktığı hakkındadır. Nasıl çıktığı tam olarak bilinmese de, ortaya atılan bu teoriler; peynirlerin tuzlu ve az tuzlu olarak üretilmesini sağlamıştır. Bu yüzden daha az tuzlu peynirler, Avrupa’da daha çok üretilip farklı lezzetler ortaya çıkarmıştır.

Dünyadaki Peynir Çeşitleri ve Özellikleri
Aberdeen Crowdie: Olmuş ile olmamış arasında bir peynir görüntüsüne sahiptir ve özellikle İngiltere ile İskoçya ülkelerinde tüketilir. Çok fazla kullanım alanı yoktur ve yulaf gibi ürünlerle lezzetli tatlar elde edilebilir. Kimyon tohumları içine karıştırılarak tüketilebilir.
Adelost: Tek özelliği İşveç ineklerinin sütünden yapılmasıdır ve peynir yapılırken içerisinde çeşitli yeşillikler katılarak görsel bir görüntü oluşturulur.
Appenzeller: Dini kökenli bir peynir olarak bilinir ve 11. yüzyılda rahipler tarafından üretilmiştir. Tam olgunlaşmadan önce elma şarabına ya da beyaz şarap içinde bekletilir. Emmenthaler peynirinden biraz daha yağlı ve yumuşak olup, Gruyere peynirinden daha fazla tat vericidir.

Allgau Emmantaller: Yıllandıkça güzelleşen bir peynir tabirine sahiptir ve ilk yapıldığında yumuşak olup giderek sertleşen bir peynirdir. Sertliği arttıkça, verdiği lezzette artmaktadır. Rendelemek, dilimlemek ve parçalamak için güç gerektirir. Almanya’da en çok tüketilen ve inek sütünden yapılan peynirdir.
American Peyniri: Daha çok atıştırmalık yiyecekler için krem peynir gibi kullanılır. Kraker veya ekmek üstü için çokça kullanılmaktadır. İşlenmiş olup yumuşak bir yapıya sahiptir.
Asiago: Izgara üzerinde kızartılabilen bir peynir olup fakirlerin en pahalı yiyeceği olarak düşünülebilir.

Hammaddesi koyun sütü olup şu anda inek sütünden de yapılabiliyor. İlk üretildiğinde sert bir yapıya sahiptir. Baby GoudaTuzlu bir peynir olup sertleştikçe ızgara için idealleşir. Amerikan ve İtalyan türü mevcuttur.
Baby Gouda: Yarı yumuşak bir Amerikan peyniridir. Hafif bir tadı vardır.
Beja: Portekiz’in koyun sütünden elde edilir. İlk zamanlarda yağ gibi olup yumuşaktır ancak olgunlaştıkça sert ve baharatlı bir tat alır. Orta derece tuzludur.
Brie: Süsleme amaçlı bir peynir türüdür. Fransızlara aittir ve keskin bir lezzeti vardır. Yumuşak olmasının yanında kremsi bir şekli vardır. Pastörize edilmemiş sütlerden yapıldığında amonyak kokusu fazlaca alınır ve olgunlaştıkça artar. En iyi Brie peyniri, pastörize edilmemiş sütten elde edilir ve mantarların üzerinde kullanılması tavsiye edilir. Tatlı ve çerezler içinde kullanılıp, taze meyvelerin üzerine sürülmektedir.
Brillat-savarin: Tatlı bir Fransız peyniridir. Lezzetlidir.
Burrata: Dünyada üzerine tanınan bir peynir yoktur. En lezzetli peynir olarak bilinir ve Güney İtalya’da üretilir. Mozzarella peynirine çok benzemektedir. Bizon sütünden üretilip tereyağı tadına sahiptir. Dış kısmı peynir olarak görülmez ancak yenilebilmektedir.

Camembert: En çok satılan Fransız peyniri olup, meşhur bir peynir türüdür. Dış kısmı yenmese de, iç kısmı yenebilir ve yapay olarak olgunlaştırılmıştır. Brie gibi tadı olmasına karşın; lezzeti ve yeme hissi daha güzeldir. Tatlılarda ve çerezlerde kullanılıp, Fransızların en çok elmalı tartlarla kullandığı üründür.
Cheddar: Dünyada en çok üretilen peynir olup, iştah açıcı ve lezzetli olduğu için lokantalarda ve yeme-içme mağazalarında çokça kullanılır. Krem rengine sahip olup turuncu rengi de alabilmektedir. Hafif olabilirken, keskin de olabilmektedir ve yağlıdır.
Cheshire: Kökeni çok eskilere dayanan ve 3 renge sahip olan peynirdir. Kırmızı olan şeftali renginde, beyaz olan sarımsı renkte ve mavi renkte olmaktadır. Serttir ve tuzludur. Gevrekimsi yapıdadır.
Edam: Taze meyveler için kullanılmaktadır ve görüntü olarak yuvarlak olup dış kısmı kırmızı mum ile kaplıdır. Hafif ve lezzetli olup Hollanda’nın ilk peyniridir.

Emmenthaler: İşviçre’nin popüler peynirlerinden olup dış kısmı kahverengimsi bir kabuğa sahiptir.
Delikli bir yapısı varken, aromatik tadı ile dikkat çekmektedir. Ayrıca aşırı tatlı ve lezzetlidir.
Feta: Görüntüsü ile iştah açan bir peynirdir. Yunanlıların meşhur peynirlerindendir ve salatalarda kullanılır. Gevreksi bir yapısı olmasına karşın, dilimlenebilir. Tuzlu ve kremsi bir yapıya da sahiptir. Ancak olgunlaştıkça kurur.

Gorgonzola: Mavi damarları olan ve çürümüş hissi veren peynirdir. Gerçekten lezzetli olup ilkzamanlarında yumuşak ve kremsi iken, olgunlaştıkça sıkı veya lapa bir hal alır. Kabuğu vardır ancak tüketilebilir. Mavi peynir olarak bilinir.
Gouda: Edam peyniri ile benzer bir üründür. Ancak bunun dış kabuğu olabilir yada olmayabilir.
Kashkaval: Gençken kremsi yapıdadır ve olgunlaşınca rendelenebilir bir peynirdir. Yunanistan’a özgüdür ve koyun ile keçi sütünden yapılır.
Mascarpone: Dünyanın en hantal görünüşlü ama en hafif peyniridir. Görüntüsü ile hayrete düşürür. İtalyan peyniri olup üç katlı bir yapısı vardır. Döverek üretilir ve köpürtülür. Hafif olmasının yanında kadife gibidir ve zengin tatlara gebedir. Meyvelerde ve pastalarda süsleme amaçlı kullanılır.



Monterey Jack: Tatlılarda, güveçlerde, çerezlerde yada aklınıza gelebilecek her yerde kullanılan tereyağlı, hafif ve yumuşak olup, çok yönlü kullanılabilen bir peynirdir.
Mozzarella: En ünlü peynirlerden birisidir ve Pizza yapımında İtalyanlar tarafından kullanılıp dünyaya yaygınlaşmıştır. Beyaz, kremsi ve yumuşaktır. Sadece manda sütünden üretilmektedir.

Parma: Kırmızı şarap ile servis edilen bir peynirdir ve bir yıl boyunda sıkı halinden kaskatı hale doğru gider. İtalyanlara aittir.
Parmigiano: Kaşar olarak düşünebileceğimiz bu peynir, keskin ve kokusu doyumsuz bir peynirdir. Kırılgandır ancak rendelenebilmektedir. Masada servis edilen peynir, ağızda eridiği için en meşhur peynirler arasındadır ve deliklidir.



Ricotta: Peynir altı suyuyla üretildiği için peynir olarak düşünülmez. Saklanması çok zor bir peynirdir ve satensi bir yapıya sahiptir.
Roquefort: Mavi damarlı dünyanın en meşhur Fransız peynirlerinden biridir. Koyun sütü ile yapılır ve tadı keskin olmasına rağmen, koyun sütü kokusu ile hafif bir peynir algısı verir. Tuzludur ve müptelası çoktur.

Türkiye’de Bilinen Ve Bilinmeyen Peynir Çeşitleri
Türkiye’de marketlerde gördüğümüz peynir çeşitleri kısıtlıdır ancak bilinmeyen birçok özel peynir çeşidimiz vardır. İşte ülkemizdeki peynir çeşitleri şunlardır.
Ezine peyniri: Tadı, görüntüsü ve lezzetli ile en çok sevilen peynirdir ve Çanakkale’nin Ezine ilçesinde üretilir.
Çeçil peyniri: Genellikle Erzurum ve Kars bölgesinde sınırlı sayıda üretilmektedir. Küflü Ardahan keçi peyniri, Kars kaşarı, Trakya kaşarı, Bandırma Mihaliç kelle peyniri, keçi peyniri, İzmir tulumu, Erzincan tulumu yada Külek peyniri, Kolot peyniri; adından da anlaşılacağı gibi ilgili bölgelere has lezzetlerdir.
Van otlu peynir: Genellikle ilkbahar aylarında sütün ve otun bol olduğu zamanlarda üretilir. Yapımında içine yabani otlar karıştırılır.
Lor peyniri: Peynir altı suyunun pıhtılaştırılması ile elde edilir ve saklaması zor, ömrü kısadır. Tuzlu tuzsuz olmak üzere üretilir ve kaşar yapımı sırasında ortaya çıkan sudan elde edilir. Çeşitli illere ait çeşitleri vardır.
Dil peyniri: Tadı lezzetli ve tuzsuz olan bir peynirdir. Mozzarella peynirine benzerliği ile dikkat çeker.



Hellim peyniri: Kızartması ile ünlenen bir peynirdir. İçerisinde çeşitli ürünler bulunur. Kıbrıs’ta yüzyıllardır üretilmektedir.








Devamını Oku...


BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ ?

Salı, Aralık 16, 2014



Mutfakta basit uygulamalar ile çoğu şeyin üstesinden gelebilirsiniz…
  • Suyunu sıkarak kullandığınız limonları farklı alanlarda kullanabilirsiniz. Örneğin suyunu kullandığınız limonu güneşe koyarak kurutun ve yağlı, isli tencerelerinizi temizlerken kullanın. Sonuç mükemmel olacak…


  • Süt içmeyi çok seviyorsunuz. Ancak midenizi rahatsız ediyor. Günlük tüketilmediğinde de hemen bozuluyor. Bu sorunların üstesinden gelmek için süte bir miktar karbonat ekleyin. Karbonat hem hazmı kolaylaştırır hem de sütün dayanıklılığını arttırır.

  • Kararan meyveler için, özellikle de çok çabuk kararan elmayı limon ile ovarsanız kararmasını engelleyebilirsiniz.


  • Salata da kullanacağınız domatesler pörsümüş ise domatesleri tuzlu su dolu kabın içine alın ve 30 dakika kadar bekletin. Sonuç mükemmel olacak.


  • Naneyi yemeklerde fazlaca kullanmayı seviyorsanız özellikle de taze nanenin kokusunu keskinleştirmek için bir miktar şeker serpin. Göreceksiniz nane daha güzel kokacak…

  • Patatesleriniz sürekli filizleniyorsa patates kovasının içine birkaç tane yeşil elma ilave edin. Artık patatesleriniz filizlenmeyecek…


  • Açık kalan ve tazeliğini yitiren bisküvileri fırında biraz kızartırsanız eski tazeliğine kavuştuğunu göreceksiniz…
  • Mutfakta uzun süre bekleyen fasulye, pirinç, nohut gibi baklagilleri böceklerden korumak için muhafaza ettiğiniz kavanoza birkaç diş sarımsak ekleyin. Baklagillerini artık böceklenmeyecek…

  • Hamuru yoğurduktan sonra üzerine nemli bez örterek dinlendirmelisiniz. Aksi halde hamurun yüzeyi kabuklaşır. Un ile hazırlanan tatlılara bir miktar tuz ilave ederek tatlının daha lezzetli olmasını sağlayabilirsiniz. Hamur hazırlarken suyu bir anda ilave etmemelisiniz. Hamura su yavaş yavaş ilave edilmelidir. Aksi halde hamur pütürlü olur.

  • Hazır yufka ile hazırlayacağınız börekler için yufkaları biraz sütte bekleterek yumuşamalarını sağlayın. Bu sayede hazırladığınız börekler daha güzel olacaktır…
  • Yazın mutfakları saran karıncalardan kurtulmak için karıncaların çıkış yoluna tuz serpin. Karıncalar tuzun üzerinden geçemeyecektir.
  • Komposto hazırlarken meyveleri daha yumuşak tutmak için önce kullanacağınız meyveleri su ile haşlayın. Ardından şekeri ilave ederek altı kısık ocakta kaynamaya bırakın. Kullandığınız meyveler yumuşacık olacak…

  • Havuç soyulur soyulmaz kararabilen bir sebzedir… Havucu soyduktan sonra kaynar suya atın ve hemen ardından soğuk suya tutun. Renginin kararmadığını göreceksiniz.

  • Tane tane pilav yapabilmek için pilavı yıkayıp kurumasını sağladıktan sonra tereyağı ile iyice kavurmalısınız. Ayrıca pilavın pişirme suyuna ekleyeceğiniz sıvıyağ da pirinçlerin birbirine yapışması önler. Ayrıca pilavın suyuna birkaç damla limon eklerseniz pişirdiğiniz pilav daha beyaz olacaktır…
  • Çıtır çıtır patates kızartabilmek için soyup dilimlediğiniz patatesleri bol su ile yıkayın. Daha sonra iyice kurulayın. Kızarttığınız patatesleri tavadan direkt tabağa alın ve daha sonra tuzlayın. Sonradan ilave edilen tuz patatesleri kıtır kıtır yapacaktır…

  • Yeşilliklerin canlılıklarını tekrar kazandırmak için iyice yıkayın ve limon suyu eklediğiniz suda yaklaşık 15 – 20 dakika bekletin… Yeşillikleriniz eski canlılığını tekrar kazandığını göreceksiniz…

Devamını Oku...


Mutfakta Şef Sizsiniz :) Copyright © 2013
Powered by Blogger Published.. Blogger Templates