kahve nasıl yapılır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kahve nasıl yapılır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kahvenin Kökeni Hakkında Taze Kavrulmuş Kahve Kokan Bilgiler

Çarşamba, Ocak 28, 2015

lumberjock - kahvenin kökeni


Qahhwat al-bun, yani qahwa yani kahve, yani koffie yani coffee.
Şimdiden kahvenin isminin nereden geldiğini ve nasıl geliştiğini öğrendik bile. Qahhwat al-bun, çekirdeğin şarabı demek. Qahwa ise Arapların kahveye verdiği isim. Türklerin qahwa’yı kahve olarak alması sonrasında Avrupa’ya yayılımı da başlıyor. Artık o bir koffie ve ilerleyen zamanlarda da coffee oluyor.
Kahvenin ilk olarak ne zaman keşfedildiği ya da pişirilmeye başlandığı kesin tarihlerle belirtilemese de ilk kullanımının 13. yüzyıla kadar dayandığı biliniyor. Keşfedildiği nokta Etiyopya olarak bilinse de tüketilmeye başlandığı yerin Yemen olması tahmin ediliyor.
Aklınızdaki tüm soruları temizlemek için soruları kendimiz soruyor, kendimiz cevaplıyoruz.

Kahvenin keşfi nasıl gerçekleşmiştir?

freehdwalls - kahve meyvesi


Kahvenin içilebildiğini öğrenene kadar geçen sürede kahvenin keşfedilmesi ve ne olduğunun anlaşılmaya çalışılması süreci mevcut. Bu konuda 3 farklı hikaye var. Bunlardan ilki, Yemenli sufi Ghothul Akbar Nooruddin Abu al-Hasan al-Shadhili’in kahve bitkisiyle karşılaşması. Kendisi Etiyopya’da gezerken bölgedeki kuşların kırmızı bir bitki yediğini ve yaşadığı yerdeki kuşlardan çok daha canlı öttüğünü görmüş. Ardından kendisi de bu bitkileri yemiş ve enerji dolduğunu hissetmiş.
İkinci hikaye ise Etiyopya’da yaşayan bir çobanın keçileri güderken gördüğü değişiklikler ve ne olduğunu öğrenmeye çalışması sonucu ortaya çıkmış. Kırmızı meyvelerden yedikten sonra enerjik olan ve normalden çok daha farklı hareket eden keçilerin ne yediğini anlamak için Kaldi ismindeki çoban da meyvelerden yemiş. Sonuç: tüm gün enerji.
Son hikayemiz ise Sheik Abou’l Hasan Schadheli adında bir iyileştiricinin Mocha’dan sürülmesiyle gerçekleşmiş. Mağarada yaşamaya başlayan ve hayatta kalmak için kırmızı meyveden yiyen Sheik Abou’l Hasan Schadheli, uzun bir süre enerji dolmuş ve kendisini çok iyi hissetmiş.

Kahve ilk olarak ne zaman içilmiştir?

 hbw - kahvenin keşfi


Kahvenin ilk içimi hikayesini sona sakladığımız Sheik Abou’l Hasan Schadheli’ye dayandığı düşünülüyor. Kahvenin çekirdeğini çok sert bulan Sheik Abou’l Hasan Schadheli, kahveyi önce kavurmuş ancak çekirdek daha da sertleşmiş. Ardından suda kaynatarak yumuşatmak istemiş. Böylece ilk kahveyi içen adam olmuş.
Dünya genelinde kahvenin keşfi ve ilk içimine dair pek çok hikaye olsa da yapılan araştırmalar doğrultusunda kahvenin Arap yarımadasında tüketildiği düşünülmekte.

Kahve dünyaya nasıl yayılmıştır?

rodriguezjuana3 - kahve ticareti


Yemen’in Mocha sahilinden önce Mısır ve Kuzey Afrika’ya hareket etmiştir kahve. 16. yüzyıla gelindiğiyse kahve artık Türkiye’ye, Ortadoğu’ya ve İran’a ulaşmıştır. Kahvenin Avrupa’ya yayılımı ise 1554 yılında İstanbul’da ilk kahve dükkanının açılmasından sonra olmuştur.
Yemenli sufiler tarafından gece boyunca dua edebilmeleri için kullanılan kahve, Orta Doğu’ya yayılmasıyla birlikte farklı bir anlam kazanmıştır. Artık kahve bir keyif içeceği haline gelmiştir. Osmanlı Devleti zamanında da kahvenin içilebilir bir şey olduğuna dair fetva verilmiştir. Domatesin ülkeye gelişinin 17. yüzyıl olduğunu hatırlarsak kahve domatesten bile önce gelip yer edinmiştir kendisine.
Türkiye’ye gelen ve o dönem yüksek olan ticaret hacmi nedeniyle diğer ülkelere gönderilmeye başlanan kahve İtalya’ya, İtalya’dan da tüm Avrupa’ya yayılmıştır. Kahve Avrupa’da gelişimini de Avusturya, İngiltere, Fransa, Almanya ve Hollanda’da göstermiştir.
Amerika’nın kahveyle tanışmasıysa 18. yüzyılda Gabriel de Clieu’nin kahve tohumlarını gemiyle getirmesiyle olmuştur. Brezilya’nın kahveyle tanışması da yine 18. yüzyılda olmuştur. Kahve artık hem yüksek oranda üretiliyor hem de yüksek oranda tüketiliyordur.
Asya’da Hindistan, Japonya Güney Kore ve Endonezya’da da üretilmeye başlanan kahve artık dünyanın farklı noktalarına ulaşmaya hazırdır.

Kahvenin ilk ticaretinden günümüze kadar olan gelişimi nasıl olmuştur?

basedonearth


Aslında bu konuyu üçüncü dalga kahve konusunda açıklamıştık ancak bütünlük içinde sizlere açıklamaktan mutluluk duyarız. İlk olarak dünyanın farklı noktalarına gönderilen kahveler bir ticari üründü. Tamamen ticaret üzerine kurulmuş sistemde keyif ön plana çıkarılmıyordu.
Ardından kahvenin aslında keyif veren bir içecek olduğu tüm dünya genelinde anlaşılmaya başlandı ancak yüksek miktarda üretim yapılması ve kahvenin genel olarak hazır kahve haline getirilmesi yine tat konusunda istenen etkiyi yaratmıyordu. Bu dönemde önemli olan kahve içiyor olmaktı.
Kahvenin gelişimi ve kahve dükkanlarının açılmasıyla birlikte yepyeni bir akımın ortaya çıkması da kaçınılmaz hale gelmişti. Starbuck, Gloria Jeans, Cafe Nero gibi Türkiye’de de görmeye alışık olduğumuz kahve dükkanları üçüncü dalga kahvenin gelişini anlatıyordu.
Gittikçe daha fazla ulaşılabilir hale gelen kahvenin en iyisini elde etmek için üçüncü dalga kahveciler devreye girdi ve kahveye yepyeni bir boyut kazandırdı. Yapılan araştırmalar doğrultusunda özellikle üçüncü kahveciler şimdiye kadar elde edilen en iyi kahveyi içmekte olduğumuzu söylüyorlar.
Bu dönemde yaşamak bizim için bir şans diyebiliriz.
Bonus: Dünya üzerinde petrolden sonra ticareti yapılan ikinci büyük ürün kahvedir.
Devamını Oku...


Bluehouse BH256CM Coffee Delizia Kahve Makinesi

Çarşamba, Ocak 21, 2015



Teknik Özellikler
Kapasite: 12 fincan 1080watt
Su hazne kapağı
Su haznesi
Güç dügmesi
Cam sürahi
Isıtıcı plaka
Kahve filtresi (sepet)
Su seviye göstergesi




Devamını Oku...


Neva Miranda Cezve Takımı

Cuma, Ocak 16, 2015



Ürün Özellikleri
 Kapasite:3-4-5 Fincan
 18/10 Cr-Ni paslanmaz çelik
 Özel gövde formu
 Isıya dayanıklı çelik kulplar


Devamını Oku...


Modern Dünyanın Sinsi Rahatsızlığı Halsizliğe Ne İyi Gelir?

Pazar, Aralık 28, 2014


halsizlige-ne-iyi-gelir
Halsizlik, fiziksel ve ruhsal etkileriyle beraber hayattan tat almanızı engelleyen en önemli sorunlardan biridir hiç kuşkusuz. Uzmanlar bedenimizin doğru çalışması ve bununla bağlantılı olarak gün içinde enerji dalgalanması yaşamamamız için bedenimizi doğru beslememiz konusunda hemfikirler. Doğru yiyecek ve atıştırmalık tercihinin yanı sıra doğru bir beslenme planıyla halsizliği hayatımızdan çıkarmamız mümkün. O kadar ki araştırmalar bipolar bozuklukların yok açtığı depresyon etkileriyle savaşmanın en etkili yolunun doğru beslenme tercihleri olduğunu gösteriyor.
Emin olun ne zaman yemek yediğimiz en az ne yediğimiz kadar önemli. Hiç öğle ya da akşam yemeğinden sonra halsiz hissettiniz mi? Bunun nedeni bedeninizin enerjiyi vücudunuza enerji vermekten ziyade tükettiğiniz büyük porsiyon öğününüzü öğütebilmek için kullanması. Yemek sonrası enerjinizi tüketmekten kaçınmanızın en kolay yolu gün boyunca küçük porsiyonlar tüketmeniz. Bu beslenme şekliyle sadece vücudunuza düzenli enerji akışı sunmakla kalmayacaksınız, fazla kilolarınızdan da kurtulabileceksiniz.

Halsizlik nasıl geçer?

İşlenmiş paket gıdalar ve ön pişirme işleminden geçirilmiş çabuk yemek ürünleri içerdikleri yüksek oranlı şeker, sodyum, koruyucu ve vücudumuz için pek de sağlıklı olmayan kimyasallarla bedenimizin enerji dengesini bozarlar. Metabolizmanızın yavaşlamasını istemiyorsanız bu tarz ürünleri beslenmenizden çıkarıp yerlerine taze besinler koyabilirsiniz. İşlenmiş paket gıdaların aksine taze sebze ve meyve besleyici olduğu kadar kolay sindirilebilir. Siz de mevsiminde taze sebze ve meyve tüketerek metabolizma hızınızı dengede tutabilirsiniz.

Fazla kafein kullanımı halsizliği tetikliyor

kahve-cekirdegi-nasil-kavrulur
Siz de enerjiniz düştüğünde kafeinin yardımını alanlardan mısınız? Doğru kafein ilk anda enerjinizi yükseltir ama etkisi azaldıkça yere çakılmanıza sebep olabilir. Kafeini azaltmak enerjinizi dengelemenize yardımcı olmakla kalmayacak kendinizi daha iyi hissetmenize de yardımcı olacak. Yine de enerjinizi yükseltme ihtiyacı duyuyorsanız bizim size tavsiyemiz siyah kahve tüketmeniz. Enerji içecekleri gibi ürünler içerdikleri yüksek şeker oranı ve diğer bileşimleri ile kafeinin enerji seviyesine vereceği zarardan çok daha fazla zarar verirler.

Halsizlik için balık ve tavuk tercih edin

Yağlı kırmızı ete kimsenin hayır diyeceğini sanmıyoruz ama bizim size tavsiyemiz tavuk ve balık gibi daha az yağlı olan etleri tercih etmeniz. Hatta soman balığı omega-3 yönünden zengin bir tercihte bulunarak hem enerjinizi dengenizi koruyabilir hem de zihinsel gücüzü arttırarak maksimum fayda elde edebilirsiniz.

Halsizliğe iyi gelecek küçük öneriler

karbonatlı su - alkali su zayıflatır mı?
İşlenmiş gıdalarda bol miktarda bulunan şeker gibi rafine edilmiş karbonhidratlar ve beyaz un besleyiciliği düşük olmakla birlikte enerji dengemizin de en büyük düşmanıdır. Tercihini tam tahıllı ürünler ve kompleks karbonhidratlardan yana kullanarak vücudunuza bir iyilik yapabilirsiniz. Unutmayın bu tarz gıdaların içinde bol miktarda enerji destekleyici bileşimler bulunur. Diğer taraftan ara öğünlerinizde ve atıştırmalık olarak tercih edeceğiniz kabuklu yemişler ani acıkmaların önüne geçebilir ve tam manasıyla halsizlikle savaşabilirsiniz. Tüketeceğiniz çiğ ve tuzsuz kabuklu yemişler besleyiciliğiyle ihtiyaç duyduğunuz enerjiyi size sağlar.
Son olarak vücudunuzu susuz bırakmayın. Uzmanlar enerjimizi koruyabilmek için en az sekiz bardak sıvı tüketmemiz gerektiğini söylüyorlar. Siz de enerjiniz düştüğü zaman bir bardak su içerek enerjinizi bir miktar yükseltebilirsiniz. Unutmayın susuzluk hissi sussuzluğunuz vücudunuz için zararlı olmaya başladıktan sonra gelen bir alarmdır. Kendinize yapacağınız bir diğer iyilik de stresi hayatınızın dışında tutmak.
Kronik halsizliğin birçok önemli hastalığın habercisi olabilir. Kronik halsizlik şikayetiniz varsa lütfen öncelikle bir uzmanla görüşün. Halsizliğiniz için herhangi bir beslenme desteği kullanmayı planlıyorsanız bu basit bir vitamin dahi olsa önce hekiminizin onayını almayı unutmayın.
Devamını Oku...


Damat Adayları Bilsin: Tuzlu Kahvenin Hikayesi

Çarşamba, Aralık 24, 2014


soz-kahvesi-kiz-isteme-tuzlu-kahve

Şimdiye kadar hep bir tuzlu kahve hikayesi duyduk, kız istemeye giden nice yiğitlerin tuzlu kahveyle imtihanlarını, şekilden şekle girmelerine tanık olduk. Öyle kanıksadık ki tuzlu kahve geleneğini, neden yaptığımızı düşünmeden o kahveye tuzu dayadık. Hatta bazılarımız kendini tutamayıp içine karabiber, pul biber de koydu.
Madem bu kadar ceremesini çektik, damat adaylarını üzdük ve ağızlarının tadını bozduk, tuzlu kahvenin ne olduğunu, geleneğinin nasıl başladığını öğrenelim. En azından bir daha ki sefere sevdiceğimize tuzlu kahve içirirken “Bana bunun neden yaptın Züleyha?” dediğinde cevap verebilelim.
Tuzlu kahvenin şimdiye kadar anlatılmış birden fazla hikayesi var ancak içlerinde en mantıklı ve akla yatkın olanlarını sıraladık.

Tuzlu kahvenin anlamı ve hikayesi

Eski zamanlarda, gelin ve damat adayı görücü usulü ilk kez kız isteme töreninde bir araya gelirmiş. Gelin tarafı ve erkek tarafı birbirlerini şöyle bir süzer, gelin hemen kahveyi hazırlarmış. Gelinin ilk kez gördüğü damat adayını beğenip beğenmediği de burada ortaya çıkarmış. Çünkü gelin hanım eğer damat kardeşimizi beğenirse kahvesini şekerli yaparmış. Hatta yanına tatlı da getirerek “Seni ailem de ben de istiyoruz.” mesajı verirmiş.
askinxhali - tuzlu kahve nedir?
Ancak her hikaye maalesef ki güzel bitmiyor. Gelin adayı eğer damadı hiç beğenmediyse kahvesine şeker yerine tuz koyarmış. Tuzlu kahveyi içen damat adayı, kızın kendisini beğenmediğini anlayıp anasını babasını toplayarak bu işten vazgeçermiş. Tuzlu Türk kahvesi servis etmenin işte böyle subliminal bir özelliği de varmış.
Tuzlu kahve konusundaki bir diğer hikâyeyse yapılan tuzlu kahvenin gerçekten hatırı olup olmadığını anlamak üzerine kurgulanmış.
Birbirini seven iki genç, kız isteme merasiminde göz göze gelir, anne babalar bakmıyorken hafif cilveleşir en sonunda da gelin adayı kahveyi yapmak için mutfağa geçermiş. Mutfakta kahvesini pişiren gelin adayı damadın gerçekten onu sevip sevmediğini anlamak için kahvesini acı yaparmış.
Eğer damat adayı kahvenin tuzlu olduğunu fark eder ve hiç içmezse bu gelinin isteklerini karşılamayacağı anlamına gelirmiş ve geline yapılan bir ayıp sayılırmış. Damat adayı kahveden bir ya da birden fazla yudum alır ve tükürmezse bu da sevgilisi için her şeyi yapacağı anlamına gelirmiş.
alisverisaskim - tuzlu kahve geleneği
Hatta tuzlu Türk kahvesi konusunda meseleyi bir sonraki boyuta geçirip “Bu kahveye daha tuz yok mu, az tuzlu olmuş bu.” deyip gelin adayına güzel bir mesaj gönderen damatlar da oluyormuş.
Tuzlu kahvenin gelin adayının arkadaşları arasında damat adayına yapılan ilk şaka niteliği taşıdığını da unutmamak gerekir. İleride damat adayına çok çektireceklerine şimdiden alışsın diye gelinin kız arkadaşları doldurur da doldurur kahve bardaklarını acıyla. Damat da ne yapsın, içmek zorunda kalır. Ancak içinden söylediklerini biz buraya aktarmayalım. : )
Son olarak en eğlenceli ancak vahim rivayet ise Sultan II. Abdulhamid’in son senelerinde vefat eden Osman Fevzi Bey’in hikayesi. Eşiyle evlenmeden önce kız isteme merasiminde gelen tuzlu kahveye “Ben askeriyeden geldiğim için alışığımdır tuzlu kahveye, inşallah evlendikten sonra bana böyle tuzlu kahveler yaparsınız.” demesi ve eşinin evlendikten sonra her gün ona tuzlu kahve yapması.
Kahveniz hep tatlı olsun !
Devamını Oku...


Mutfakta Şef Sizsiniz :) Copyright © 2013
Powered by Blogger Published.. Blogger Templates