kanser etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kanser etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

GÜNE BOL KÖPÜKLÜ TÜRK KAHVESİ İLE BAŞLAYIN

Çarşamba, Kasım 19, 2014



Arzum Mirra kahve makinesi ile kahveleriniz  daha lezzetli ve bol köpüklü..



Güzel Kahve Pişirmek İçin Şunları Yapabilirsiniz;
-Her şeyden önce kahve için kullanılan su, klorsuz içme suyu olmalıdır. Kireçli bir su olursa, kahveniz tortulaşır ve acır.
-Cezveye kaç kişilik kahve yapıyorsak o miktara göre fincanla su koyun. Bir kişilik kahve için 1 fincan suya, 2 çay kaşığı kahve yeterlidir.
-Eğer kahvenizin az şekerli olmasını istiyorsanız 1, orta şekerli olmasını istiyorsanız 2, şekerli istiyorsanız 3 çay kaşığı şeker koyabilirsiniz.
-Cezve, ateşin üzerine yerleştirildikten sonra içindeki su karıştırılmaz. Fakat kaynamaya başladığı anda kaşıkla karıştırırsanız, kahvenin köpük yaptığını görürsünüz. Kenardaki köpükleri ortaya alıp, karıştırma işlemine son verin.
-Kahvenin taşmasına yakın, yani kahve cezve içinde yükselmeye başladığı anda, cezveyi indirip köpüğü fincanlara pay edin. Bu arada cezveyi hafifçe sallayıp telvenin çökmesini engelleyin. Geriye kalan kahveyi bir taşım daha kaynatıp fincanlara doldurabilirsiniz.
Türk Kahvesi;
Kolesterolü düşürür.
• Ağrı kesicilerin etkisini yüzde 40 oranında artırır.
• Göğüs kanseri riskini azaltır.
• Günde 3 fincan kahve içmek astım tehlikesini azaltır.
• Kahve girişkenliği arttırır.
• Siroz hastalığı riskini yarı yarıya düşürür.
• Nefesi açar.
• Kemikleri güçlendirir, ancak yaşlıların fazla tüketmesi sakıncalı.
• Tip 2 diyabeti ve Parkinson hastalığından korur.
• Selülit gibi cilt sorunlarına karşı etkilidir.
• Yüksek tansiyonu önler.
• Pankreas kanserini azaltır.
• Kalp rahatsızlıklarını büyük oranda önler.
• Bağırsakları düzenler.
• Depresyona karşı etkilidir
• 40 yıl hatırı vardır :)

Kahvenin içenler üzerinde alışkanlık yaptığı, araştırmalarla kanıtlandı. Amerika’da yapılan yeni bir araştırmanın sonucuna göre ise; bir bardak kahve baş ağrısına, karaciğere ve mide rahatsızlıklarına karşı faydalı oluyor. Daily Mail gazetesinde çıkan haberde, kahvenin zararları ve faydaları anlatılıyor.
İşte kahvenin faydaları ve zararları...
Faydaları:
Kanser
Yeşil ve siyah çay gibi, kahve de antioksidanlar içeriyor. Bu da kansere yol açan hücrelerin çoğalmasını engelliyor.
Baş ağrıları
Migreni olumsuz yönde etkileyen kahve, şaşırtıcı bir biçimde baş ağrısına iyi geliyor. Baş ağrısı ilaçlarında bulunan bazı maddeleri içeren kahve, ağrı kesicilerle kıyaslandığında, yüzde 40 oranında baş ağrısında daha etkili oluyor.
Beyin uyarımı
Kahve konsantrasyona yardımcı oluyor. Yapılan araştırmalarda, okul çağındaki çocukların az miktarda kahve ile süt içtiklerinde sabahki derslerinde daha başarılı oldukları görülüyor.
Karaciğer sağlığı
Düzenli kahve içenlerin siroz gibi karaciğer rahatsızlıklarından daha az şikayet ettiği görülüyor.
Safra taşları
Kadın vücudu erkeğe kıyasla iki kat daha fazla safra taşı üretiyor. Günde dört bardak kahve içen kadınların içmeyenlere oranla yüzde 25 daha az safra taşından şikayet ettiği kanıtlandı.
Cilt
Yapılan çalışmalarda bilinenin aksine; kahvenin selülite karşı faydalı olduğu görülüyor.

Ve Zararları:
Kalp
Aşırı kahve tüketimi kalbin ritmini olumsuz yönde etkiliyor. Kahvenin içerdiği kafein fazla tüketildiğinde, kalpte ritim bozuklukları meydana gelebiliyor. Düzensiz kalp atışları kalp çarpıntısına ya da taşikardi gibi rahatsızlıklara neden olabiliyor. Doktorlar özellikle kalp hastalarının sınırlı miktarda kahve içmelerini tavsiye ediyor.
Tansiyon
2003 yılında Edinburgh Üniversitesi uzmanlarının yaptığı bir araştırmayla, kahvenin tansiyona olan etkisiyle ilgili görüşler yeni bir ivme kazandı. Düzenli olarak günde dörtbeş bardak kahve içenler üzerinde yapılan araştırmalarda kandaki basınç, yani tansiyon hızla yükseldi. Yapılan testlerde, yüksek miktarda kahve tüketiminin tansiyonu hızla yükselttiği görüldü.
Mide
Kahve, ülser gibi mide rahatsızlıklarına neden olmasa da, bu hastalıkların varlığında kötüleşmesini tetikliyor. Kahve, midenin asit salgılamasını uyarıyor.

Migren
Kahve uzun zamanlardan beri migreni tetikleyen uyarıcıların başında sayılıyor. Kahvenin bileşenlerinin beyinde bulunan kan hücrelerini tetikleyerek migrene neden olduğu, araştırmalarda görülüyor.
Vitamin ve mineral kaybı
Kafein, vücudun demir ve diğer besinleri emmesini engelliyor. Ayrıca, kalsiyumun idrar ile vücuttan atılmasına neden oluyor. Bu da osteoporoz (kemik erimesi) riskini artırıyor.

Hamilelik
Kafeinin anne karnındaki bebeğe zararlı olduğu biliniyor. Uzmanlar, hamile kadınların günlük kafein tüketme sınırlarının 300 mg olduğunu belirtiyorlar.
Atalarımızında dediği gibi azı karar çoğu zarar :)


Devamını Oku...


Aşırı sıcak yemek yiyenlere kötü haber!

Pazartesi, Ocak 20, 2014

Prof. Dr. Abdullah Erdoğan, "Aşırı sıcak yeme ve içme, yemek borusu kanserine davetiye çıkarır" dedi.


Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Erdoğan, yemek borusu kanseri ile beslenme ve yemeğin pişme şekli arasında bağlantı olduğunu belirterek, "Aşırı sıcak yeme ve içme, yemek borusu kanserine davetiye çıkarır" dedi.
Prof. Dr. Abdullah Erdoğan, gizli seyreden yemek borusu kanserinin 100 binde 5 oranında görülen bir hastalık olmasına rağmen, dünyanın bazı bölgelerinde 100 binde 700 gibi çok sık oranlarda karşılaşıldığını söyledi.
Yemek borusu kanserinin sık görüldüğü toplumlarda temel sorunun beslenme şekli olduğuna işaret eden Prof. Dr. Erdoğan, bu konuda İran, Japonya, Hindistan, Güney Afrika Cumhuriyeti, Pakistan, Azerbaycan gibi ülkeleri örnek verdi. Türkiye'deyse Doğu Anadolu Bölgesi'nde yemek borusu kanserine daha sık rastlandığını belirten Prof. Dr. Erdoğan, "Beslenme şekli ne kadar önemli olsa da, tetikleyen aşırı sıcak yemek ve içmektir" diye konuştu.
UYGUN PİŞİRİLMEYEN KEBAPLAR
Besinlerin pişirilme hatalarına da değinen Prof. Dr. Erdoğan, şunları söyledi:
"Aşırı sıcak yeme içmenin yanı sıra besinleri anormal pişirmek de en önemli faktörlerden biridir. Anormal pişirmek deyince ilk akla gelen tütsülenmiş et ve balık yiyen topluluklar ve Türkiye'nin doğu bölgesinde yenen kebapların uygun pişirilmemesi. Mangal yapılan kömür tamamen yanmalı. Duman ve is tamamen kaybolmalı. Mangal alevli ise et yüzeyi yanar, içinin çiğ kalmasına neden olur. Etin yüzeyinin yanması, protein yapısının bozulmasına yol açar. Protein yapısı bozulan et, yemek borusu mukozasında kanserojen etki oluşturur. Ağız daha dayanıklı yapıya sahip, yemek borusu daha çabuk etkilenir. Bu nedenle iyi bir mangal için kömürün iyi yanması, etin kömür ateşinden 8- 10 santim mesafede olması, alevsiz ısıyla pişirilmesi gerekir."
TEK DÜZE BESLENMEMEK GEREKİR
Hastalarının çoğunluğunun doğu bölgelerinden geldiğini anlatan Prof. Dr. Abdullah Erdoğan, bu hastalığa yakalanmada uygun olmayan ve düzensiz beslenmenin önemine dikkati çekerek, "Belli aralıklarla protein, yağ ve karbonhidrat alınmalı. Ne etçi ne de otçu olmalıyız. Protein, yağ ve karbonhidrat dengeli oranda tüketilmeli. Yüzde 45 karbonhidrat, yüzde 10- 15 oranında yağ, yüzde 20- 25 protein tüketimi idealdir. Tek düze beslenmemek gerekir" diye konuştu.
YEMEK BORUSU KANSERİ HASTASI
Almanya'dan Türkiye'ye kesin dönüş yapan 72 yaşındaki Akif Belen'e, yutma güçlüğü çektiği için başvurduğu Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde 2008 yılında yemek borusu kanseri teşhisi konuldu. Yemek borusu kapanmak üzere olduğu için yemek yiyemeyen, su içemeyen Akif Belen, Prof. Dr. Abdullah Erdoğan ve ekibinin yaptığı ameliyatla sağlığına kavuştu.
Akif Belen, 6 yıl önceki ameliyatın ardından artık yemek ve suyun, sorun olmadan boğazından geçtiğini söyledi. Belen, "Yurt dışında yakalandığım hastalıktan kendi ülkemde, Türk doktorları sayesinde kurtuldum" dedi.
Ameliyatı yapan Prof. Dr. Erdoğan da, Belen'in başvurduğu zaman yemek borusu kapanmış, yemek yiyemez halde olduğunu belirterek, "Hastanın yemek borusunu aldık, mideyi uzatarak yemek borusu oluşturduk, yeniden yemek yemeye başladı. Sağlık durumu çok iyi" bilgisini verdi.
Devamını Oku...


Mutfakta Şef Sizsiniz :) Copyright © 2013
Powered by Blogger Published.. Blogger Templates