Yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bahar Depresyonuna “İlaç Gibi” Gelecek 18 Yiyecek

Salı, Nisan 21, 2015


itbholland

Sizin için daha önce bahar depresyonunun ne demek olduğunu, belirtilerini ve tedavi yöntemlerini incelemiştik. Dilerseniz öncelikle kısaca hatırlayalım ve ardından iyi gelen yiyeceklerle sizleri baş başa bırakalım.
Bahar depresyonu, kıştan bahara geçerken vücudun gerekli güneş ışığını almaması ve geçiş döneminde zorlanmasıyla ilgili bir durum, bir hastalıktır. Genel olarak halsizlik, kırgınlık, baş ağrıları ve agresyon şeklinde belirtileri vardır.
Bahar depresyonunda ilk olarak dikkat etmeniz gereken şey doktorunuzla bu konuyu konuşmak ve sizin için vereceği beslenme programını uygulayarak tedavi olmaktır.
Bahar yorgunluğu tedavisi için hafif belirtilerde ışık tedavisi tercih edilir. Yoğun belirtilerde doktorun önereceği ilaçlar ve psikolojik destekle atlatılabilir.
Hepsinin yanı sıra vücudunuzdaki mutluluk, canlılık ve zindelik hormonu olan serotonini aktif hale getirebilecek yiyeceklerle kendinizi iyi hissedebilmeniz de mümkün.
Öğrenelim o halde.

Bahar depresyonuna iyi gelen o güzel yiyecekler

Tam buğday ekmeği: Sabah kahvaltılarında beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği tüketmeniz B vitamini almanızı sağlar. B vitamini de serotonin üretimini tetikleyen bir vitamindir.
Somon, tavuk eti ve kuzu eti: Triptofan bakımından zengin ve serotonin kaynağı olan bu üç eti ızgara olarak tercih ederseniz mutluluk hormonu salgılayarak kendinize yardımcı olabilirsiniz.
Ceviz, badem ve fıstık: Vücuttaki serotonin hormonunu artıran bir diğer besin grubu da kuru yemişlerdir. Yalnızca serotonin vermekle kalmayıp serotonin üretimine de katkıda bulunurlar.
Yumurta ve yoğurt: Yumurtadan serotonin beklemiyor olabilirsiniz ancak yumurta beyazı serotonin bazında oldukça kuvvetli bir yiyecektir. Ayrıca yoğurt da serotonin seviyenizi düzenlemede yardımcı olur.
Brokoli ve ıspanak: Serotonin yönünden zengin bir diğer besin grubu da sebzelerdir. Özellikle brokoli ve ıspanak bu listede oldukça önemli.
Muz, kivi, ananas, üzüm ve kavun: Daha çok tropikal meyveler gibi görünse de aslında üzüm ve kavun gibi ülkemizde de bolca bulunan meyveler depresyonla savaşma yetisine sahip. Tabii ki serotonin sayesinde.
Çikolata: Mutluluklar listesini çikolata ile sonlandırmazsak olmaz. Rüştünü tüm dünya genelinde ispatlamış çikolata, belki de bu listedeki en leziz serotonin kaynağıdır.
Devamını Oku...


Gece yemek yemek şişmanlatır mı?

Cuma, Şubat 21, 2014

Dr. Fevzi Özgönül, gece yemek yemenin insanları zayıflattığını ifade ederek, "Gece çok acıktığınızda yemek yerseniz çok daha az yediğiniz halde doyarsınız, gereğinden çok yemezsiniz" dedi.

Yemeklerin pişirme süreleri her yemekte değişiklik gösterdiği gibi, yemeklerin sindirim sistemindesindirilmeleri ve vücudun kullanabileceği hale gelmeleri de değişiklik gösterdiğini belirten Dr. Özgönül, "Bazı besin gurupları 2-3 saatte bazı besin gurupları 10-12 saatte sindirilebilir ve vücudumuzun kullanabileceği hale gelir. Bedenimiz yaşamı boyunca değişik besinlere ihtiyaç duyar. Bedenimiz de arabamızın, en çok ihtiyaç duyduğu benzin gibi, şekere ihtiyacı vardır. Tüm hayati fonksiyonlarını sürdürmesi, hareket etmesi, koşması kısaca çalışması için hatta düşünebilmesi için gerekli olan enerjiyi şekerden yani karbonhidrat benzeri yiyeceklerden elde eder. Fakat aynı arabanın bakımı için gerekli olan yağ ve yedek paçaları gibi, bedenimizin de yağa, proteine, vitaminlere minerallere ve bazı metallere ihtiyacı vardır. Bu ihtiyaçlarını da yediği besinlerden sindirim sistemi yolu ile almakzorundadır" diye konuştu.
"1 SAAT ÖNCESİNE KADAR YENİLEBİLİR"
Yaşamımız boyunca sağlıklı olabilmemiz için şekere olan ihtiyacımız yanında protein, yağ ve vitaminler minerallere olan ihtiyacımızı da göz ardı etmemiz gerektiğini söyleyen Dr.Fevzi Özgönül, "Yiyeceklerin şeker içeren bölümleri sindirimi en kolay olanlardır. Sonrasında vitamin, mineraller, yağlar ve proteinler gelir. Sindirim sistemi tam görevini tamamlamadan yeni bir yiyecek maddesi yersek, otomatik olarak sindirim sistemi resetlenir ve yeni gelen yiyeceğe odaklanır. Bu nedenle yemek aralarında en azında 5-6 saat aralık vermemiz yediğimiz yiyeceklerden tam olarak faydalanabilmemizi sağlar.
Özellikle zayıflamak isteyen kişilere önerilen akşam saat 18:00 den sonra yemeyin öğüdü, onların öğlen saatinde yedikleri besinleri tam olarak sindiremeden yeni bir şeyler yemek zorunda bırakabilir. Aslında eğer sağlıklı kilo vermek istiyorsanız. Proteinli ve yağlı besinleri öğlen yemeğinde tercih edin. Sonrasında iyice acıkmayı bekleyin, bu sırada bol su için ve hareket ederek sindirim sistemini uyarın. Bu hareketler koşmak veya tempolu yürümek değil , normal adımlarla en ez 10 dakika ritmik şekilde olmalıdır. İyice acıktığınızda pişmiş birsebze yemeği, çorba tercih edebilirsiniz.
Pişmiş sebze yemeği ve çorbanın midede kalış süresi çok az olduğu için bu yemekleri yatmadan bir saat öncesine kadar yemenizde bir sakınca yoktur. Yatana kadar mideden bağırsağa geçeceği için reflü gibi bir rahatsızlık yapmaz. Akşam yememeniz gereken yiyecekler; Salata, meyve, kuruyemiş gibi yiyeceklerdir. Bu tür pişmemiş yiyeceklerin midede alış süresi uzun olduğu için akşam hem rahat uyumanızı engeller. Hem de reflü gibirahatsızlıklar yapar.
Akşam 18:00 den 20:00 den sonra yemek yemeyin öğütlerini dinlerseniz; öğlen yediğiniz yemeklerin en değerli kısımları sindirilmemiş olur, tüm gece boyunca aç kalacağım endişesi ile gereğinden çok yemek yersiniz ve sindirim sistemi resetlendiği için gece geç saatte tekrar acıkırsınız. Gece çok acıktığınızda yemek yerseniz çok daha az yediğiniz halde doyarsınız, gereğinden çok yemezsiniz. Öğlen yediğiniz yemekler tem olarak sindirildiği için gece uykunuzu bölecek bir açlık hissetmezsiniz. Üstelik öğlen yediğiniz yemekte bulunan protein, yağ, vitamin, mineraller ile gece uykunuzda bedeniniz kendisini yenileyeceği için kilo alma gibi bir probleminiz de olmaz" şeklinde konuştu.
Devamını Oku...


Gece yemek yemek zayıflatıyor

Cuma, Şubat 21, 2014

Yemeklerin pişirme süreleri her yemekte değişiklik gösterdiği gibi, yemeklerin sindirim sisteminde sindirilmeleri ve vücudun kullanabileceği hale gelmeleri de değişiklik gösterir. Bazı besin gurupları 2-3 saatte bazı besin gurupları 10-12 saatte sindirilebilir ve vücudumuzun kullanabileceği hale gelir.
Bedenimiz yaşamı boyunca değişik besinlere ihtiyaç duyar. Bedenimiz de arabamızın, en çok ihtiyaç duyduğu benzin gibi, şekere ihtiyacı vardır. Tüm hayati fonksiyonlarını sürdürmesi, hareket etmesi, koşması kısaca çalışması için hatta düşünebilmesi için gerekli olan enerjiyi şekerden yani karbonhidrat benzeri yiyeceklerden elde eder. Fakat aynı arabanın bakımı için gerekli olan yağ ve yedek paçaları gibi, bedenimizin de yağa, proteine, vitaminlere minerallere ve bazı metallere ihtiyacı vardır. Bu ihtiyaçlarını da yediği besinlerden sindirim sistemi yolu ile almak zorundadır.
Yaşamımız boyunca sağlıklı olabilmemiz için şekere olan ihtiyacımız yanında protein, yağ ve vitaminler minerallere olan ihtiyacımızı da göz ardı etmemiz gereklidir. Yiyeceklerin şeker içeren bölümleri sindirimi en kolay olanlardır. Sonrasında vitamin, mineraller, yağlar ve proteinler gelir. Sindirim sistemi tam görevini tamamlamadan yeni bir yiyecek maddesi yersek, otomatik olarak sindirim sistemi resetlenir ve yeni gelen yiyeceğe odaklanır. Bu nedenle yemek aralarında en azında 5-6 saat aralık vermemiz yediğimiz yiyeceklerden tam olarak faydalanabilmemizi sağlar.
Özellikle zayıflamak isteyen kişilere önerilen akşam saat 18:00 den sonra yemeyin öğüdü, onların öğlen saatinde yedikleri besinleri tam olarak sindiremeden yeni bir şeyler yemek zorunda bırakabilir. Aslında eğer sağlıklı kilo vermek istiyorsanız. Proteinli ve yağlı besinleri öğlen yemeğinde tercih edin. Sonrasında iyice acıkmayı bekleyin, bu sırada bol su için ve hareket ederek sindirim sistemini uyarın. Bu hareketler koşmak veya tempolu yürümek değil , normal adımlarla en ez 10 dakika ritmik şekilde olmalıdır. 
İyice acıktığınızda pişmiş bir sebze yemeği, çorba tercih edebilirsiniz. Pişmiş sebze yemeği ve çorbanın midede kalış süresi çok az olduğu için bu yemekleri yatmadan bir saat öncesine kadar yemenizde bir sakınca yoktur. Yatana kadar mideden bağırsağa geçeceği için reflü gibi bir rahatsızlık yapmaz. Akşam yememeniz gereken yiyecekler ; Salata, meyve, kuruyemiş gibi yiyeceklerdir. Bu tür pişmemiş yiyeceklerin midede alış süresi uzun olduğu için akşam hem rahat uyumanızı engeller. Hem de reflü gibi rahatsızlıklar yapar.
Akşam 18:00 den 20:00 den sonra yemek yemeyin öğütlerini dinlerseniz; öğlen yediğiniz yemeklerin en değerli kısımları sindirilmemiş olur, tüm gece boyunca aç kalacağım endişesi ile gereğinden çok yemek yersiniz ve sindirim sistemi resetlendiği için gece geç saatte tekrar acıkırsınız.
Gece çok acıktığınızda yemek yerseniz çok daha az yediğiniz halde doyarsınız, gereğinden çok yemezsiniz. Öğlen yediğiniz yemekler tem olarak sindirildiği için gece uykunuzu bölecek bir açlık hissetmezsiniz. Üstelik öğlen yediğiniz yemekte bulunan protein, yağ, vitamin, mineraller ile gece uykunuzda bedeniniz kendisini yenileyeceği için kilo alma gibi bir probleminiz de olmaz.
Devamını Oku...


Kırmızı Mercimek Köftesi

Pazartesi, Şubat 17, 2014

Kırmızı Mercimek Köftesi
Malzemeler:

- 250 gram kırmızı mercimek (1 su bardağı kadar)
- 3 yeşil/kırmızı biber
- 2 kuru soğan
- Yarım su bardağı bezelye
- 2 yumurta

- 4 diş sarımsak
- Bir tutam maydanoz
- Tuz, karabiber, kırmızı biber
- 1 çay kaşığı dolusu kimyon
- 1 çay kaşığı dolusu kuru nane
- 1 su bardağına yakın galeta unu / ufalanmış bayat ekmek
- Zeytinyağı

Yapılışı:

Kırmızı mercimekleri iyice yıkadıktan sonra, üzerlerini geçecek kadar su koyup, haşlayın. Yumuşadıklarında, süzgeçe koyup iyice süzdürün.

Bu arada, bir tavaya biraz zeytinyağı koyun. Isınınca içine doğranmış sarımsak ve soğanı ekleyin. Biraz soteledikten sonra biberleri ve bezelyeleri ekleyin. (Ben buzluğumdaki iri taze bezelyelerden ekledim.) Biberler pişene kadar soteleyin.

Ardından haşlanmış ve süzülmüş mercimekleri ve soğanlı biberleri birlikte büyük bir kaseye koyun. İçine baharatları ve 2 yumurtayı da ekleyin. Elinizde şekil verebilecek kıvama gelene kadar galeta unu veya ufalanmış bayat ekmek ekleyin. Köfte şekli verin. Biraz yağ eklediğiniz tavada önlü arkalı kızartarak yiyin.
Devamını Oku...


Labneli Patlıcanlı Salata Tarifi ( 951 Kcal )

Çarşamba, Şubat 05, 2014

Labneli Patlıcanlı Salata
Genel Bilgiler
Kategori : Salata Tarifleri
Mutfak : Türk Mutfağı
Marka : Pınar Yemek Tarifleri
Pişirme Yöntemi : Közleme Tarifleri
Porsiyon : 4
Hazırlanma : 30 dk
Malzemeler- 2 Adet Kırmızı Biber 
- 200 Gr Labne Peyniri 
- Yarım Adet Limonun Suyu 
- 2 Adet Patlıcan 
- 2 Diş Sarımsak 
- Yarım Tatlı kaşığı Tuz 
- 2 Adet Yeşil Biber 
- 2.5 ( 5/2 ) Yemek kaşığı Zeytinyağı 
Arzuya Göre- Kararında MaydanozHazırlanışıPatlıcan ve biberleri közleyin. Kabuklarını soyun. Patlıcanları yarım limon suyu ile bir kasede karıştırın ve közlenmiş biberleri, patlıcanları ince ince doğrayarak labne’yi ekleyin. Zeytinyağını, sarımsağı, tuzunu ilave edin. Arzu ederseniz üzerine ince doğranmış maydanoz serpiştirip servis edebilirsiniz. Afiyet olsun.İçerdiği VitaminlerA, B1, B2, B3, B5, B6, B9Kalori MiktarıToplam Kalori Miktarı : 951 Kcal
1 Porsiyondaki Kalori Miktarı : 238 Kcal
Devamını Oku...


Sodalı börek

Çarşamba, Şubat 05, 2014

Böreklerin çıtır çıtır olmasını istiyorsanız soda kullanmanızı öneririz.

Sodalı börek
Malzemeler:

8 adet yufka
1 şişe sade soda
1 yumurta
3 yemek kaşığı yağ
1/2 bardak süt
1 kase ufalanmış peynir
6-7 dal maydanoz


Yapılışı:

Yumurta, süt ve yağı çırpın. Yağladığınız fırın tepsisine bir yufkayı yayıp üzerine sostan damlatın ve fırça ile yayın. Peynir ve maydanozu karıştırın yufkanın üzerine serpin. 3 kat yufkayı aynı şekilde koyduktan sonra peynir koyup diğer yufkaları sadece sos ekleyerek dizin. Son yufkayı da koyduktan sonra bıçak ile böreği dilimlere ayırın ve sodayı üzerine gezdirin. Çörek otu veya susam serpip 200 derecelik fırında yarım saat kadar pişirin.

Afiyet olsun

Devamını Oku...


Elmalı Kurabiye

Çarşamba, Şubat 05, 2014

Mis gibi tarçın kokan pudra şekerli elmalı kurabiyeler...

Elmalı Kurabiye
Malzemeler

250 gram margarin
1 bardak pudra şekeri
2 yumurta
1 kaşık yoğurt
1 kaşık sıvıyağ
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
2 bardak un
1 kaşık tarçın
3 iri boy tatlı elma
1 bardak toz şeker

Yapılışı:

Elmaları soyup rendeleyin. Üzerine toz şeker ve tarçın ilave edip kısık ateşte suyunu çekene kadar pişirin. Dilerseniz çekilmiş ceviz de ekleyebilirsiniz.Ardından soğuması için kenara alın. Hamur için derin bir kasede margarin ve pudra şekerini yoğurun. Yoğurduktan sonra diğer malzemeleri ekleyin. Hamurun 1 cm kalınlığında açıp eşit parçalara bölün. İçine soğuyan harçtan koyup rulo şekli verin. Yağlı kağıt serdiğiniz fırın tepsisine yerleştirin. 160-170 derecelik fırında pembeleşene kadar pişirin. Fırından aldıktan sonra üzerine pudra şekeri serpin.
Afiyet olsun!
Devamını Oku...


Kadınbudu Köfte

Salı, Şubat 04, 2014

kadinbudukofte 450
Malzemeler
Yarım kilo kıyma
1 çay bardağı pirinç
1 adet kuru soğan
1 yumurta
Karabiber, kimyon, tuz
Kızartmak için:
Sıvı yağ
2 yumurta
1 su bardağı galeta unu
Hazırlanışı:
Pirinçleri yumuşayıncaya kadar suda haşlayın. Soğanı ince ince doğrayın. Yarım kilo kıymanın yasrını doğradığınız soğanlarla kavurun.
Geniş bir kaba kavurduğunuz kıymayı, çiğ kıymayı, haşlanmış pirinci koyun. Üzerine 1 yumurtayı kırın, karabiber, kimyon ve tuzunu ilave edin hepsini iyice yoğurun. Yoğurduğunuz köfteyi, buzdolabında yarım saat bekletin.
Hazırladığınız köfte harcından yumurta büyüklüğünde parçalar kopartın. Elinizde yuvarlayıp hafifçe yassılaştırın. Derin bir kâseye iki yumurta kırın azıcık tuz koyup çırpıcıyla iyice çırpın.
Köfteleri önce galeta ununa sonra çırptığınız yumurtaya bulayıp kızgın yağda kızartın. Afiyet olsun.
Devamını Oku...


Yemek yiyerek 9 bin dolar kazanıyor

Salı, Şubat 04, 2014

Yemek yiyen birini canlı olarak izlemek Güney Kore’nin hızla büyüyen yeni internet fenomeni oldu.

Güney Korece ‘yemek odaları’ anlamına gelen ‘muk-bang’ ülkenin hızla gelişen yeni internet trendi.
Binlerce Koreli hergün yemek yerken canlı yayın yapan birini izlemek ve onunla konuşabilmek için sohbet odalarına giriş yapıyor. Trendin öncü ve en popüler ismi ise Diva takma adını kullanan 33 yaşındaki Park Seo-Yeon.
Diva her akşam 8’de yemek yeme anını internette canlı olarak yayınlıyor. Diva, yemeğini bitirdikten sonra sohbet odasında hayranlarıyla birkaç saat daha konuşmaya devam ediyor. ‘Midesi bir filinki kadar büyük’ diye anılan Diva, günde ortalama 4 saat yayın yaparak ayda 9 bin dolar kazanıyor. Ancak Diva, kazancının 3 bin dolarını yemek giderlerine harcıyor.
Devamını Oku...


Truffle Yapılışı

Pazartesi, Şubat 03, 2014

Truffle Yapılışı 1
  • 10 dilim kadar artan kek
  • 1 poşet krem şantinin yarısı
  • Yarım su bardağı süt
  • 1 avuç küçük doğranmış kuru üzüm
  • 30-40 gr kadar benmari usulü eritilmiş çikolata
Süslemek için;
  • Hindistan cevizi
  • Pasta süsü
Kekleri elimizle ezelim veya rondodan geçirelim. Bir poşet krem şantinin yarısı ile yarım su bardağı sütü çırpalım. Kek karışımımıza azar azar kıvamına göre ekleyelim. Eritilmiş çikolatayı da ekleyelim. Hepsini karıştıralım. Elimizle toplar yapalım. Hindistan cevizi veya pasta süsüne bulayalım. Kürdan takıp servis edelim. Afiyet olsun.
Devamını Oku...


Zeytin ve Peynirli Penguen

Pazartesi, Şubat 03, 2014

Zeytin ve Peynirli Penguen 1

5 adet penguen için;
  • 10 adet zeytin
  • Küp doğranmış beyaz peynir
  • 1 adet küçük havuç
  • 5 adet kürdan
Penguenlere ayak yapmak için daire şeklinde kesilmiş havuçtan pasta dilimi yaparmış gibi bir dilim çıkarıyoruz. Daireden geri kalan kısım penguenin ayakları oluyor. Kestiğimiz dilim ise burnu oluyor. Bir penguende ki iki zeytinden 1 tanesini 2′ ye ayırıyoruz. Bu gövde kısmı oluyor. Diğerinin çekirdeğini zeytinden çıkarıyoruz. Bütün olarak bu da baş kısmı oluyor.
İlk olarak penguenin ayak kısmını kürdana takıyoruz. 1 tane beyaz peynirin iki yanına yarım olarak zeytini yatay tutarak kürdana geçiriyoruz. Penguenin ayakları ve gövdesini yapmış olduk. Bütün olarak çekirdeğini çıkardığımız zeytini yatay tutarak açık olan bir tarafına havuç takıp gaga yapıyoruz. Kürdana geçiriyoruz. Kahvaltılık güzel bir sunum. Afiyet olsun.
Devamını Oku...


Kaymaklı Kabak Tatlısı

Cuma, Ocak 31, 2014

Üzerine konulmuş taze kaymakla muhteşem bir lezzete kavuşan kabak tatlısı...

Kaymaklı Kabak Tatlısı
Malzemeler:

1 kilo bal kabağı
3 bardak şeker
2 karanfil
Üzerine kaymak ve ceviz

Yapılışı:

Kabakları küp küp doğrayın. Şekeri üzerine döküp karanfili de tencereye atıp kapağını kapatarak 1 gece bekletin. Sabaha kadar suyunu bırakan kabak tatlısını ertesi gün kendi suyuyla kaynatın. Suyu fazla yok ise kararınca su ekleyebilirsiniz. Kabaklar yumuşadıktan sonra ateşten alın ve soğuyunca kaymak ve cevizle süsleyip servis edin.
Afiyet olsun!
Devamını Oku...


Ekşili acılı patlamış mısır

Perşembe, Ocak 30, 2014

Lezzetli bir atıştırmalık olan ekşili acılı patlamış mısıra bayılacaksınız.

Ekşili acılı patlamış mısır
Malzemeler:

2 yemek kaşığı sıvıyağ
1 fincan patlatmalık mısır
2 çay kaşığı acı pul biber
2 misket limon veya yarım limon suyu

Yapılışı:

Geniş bir tencerede sıvıyağı iyice kızdırın. Mısırları atıp kapağını hemen kapatın. Altını kısıp aralıklarla tencereyi sallayın. Tüm mısırlar patladıktan sonra acı biberi ekleyip yeniden sallayın.
Servis etmeden hemen önce limon suyunu ekleyin.

Afiyet olsun!
 
Devamını Oku...


Patatesli Sulu Köfte

Salı, Ocak 28, 2014

Yanında turşu veya salata ile servis edebileceğiniz patatesli sulu köfte hem lezzetli hem de doyurucu bir yemek.

Patatesli Sulu Köfte
Malzemeler:
  •    200 gr. kıyma
  •    3 patates
  •    1 kuru soğan
  •    2 yemek kaşığı ince bulgur
  •    2 yemek kaşığı domates salçası
  •    2 yemek kaşığı sıvı yağ
  •    2 yemek kaşığı un
  •    Tuz, Karabiber, Pul biber, Kara biber

Yapılışı:

Köfteleri hazırlamak için kıymayı bulgur, karabiber ve bir tutam tuz ile birlikte yoğurun. Top şeklinde yuvarladığınız köfteleri una bulayın. Doğradığınız soğanları tencerede kavurun. Salçayı da ekleyip bir müddet daha kavurduktan sonra küp küp doğranmış patatesleri ekleyin ve 1-2 dakika kavurup patateslerini üzerini geçene kadar sıcak su ekleyin. Yemek kaynadıktan sonra köfteleri ilave edin. Kısık ateşte pişirmeye devam edip suyu azalırsa sıcak su ekleyin.

Afiyet olsun
Devamını Oku...


En son ne zaman yemek yedim bilmiyorum

Pazartesi, Ocak 27, 2014

En son ne zaman yemek yedim bilmiyorum

Suriye'nin başkenti Şam'ın güneyinde Esed güçlerinin ablukası altında yer alan Yermuk mülteci kampında günlerce aç, susuz ve bir deri bir kemikten ibaret görünen insanlarla karşılaşmak sıradan bir hal aldı.
Geçen yıldan beri Esed güçlerinin bombardımanına maruz kalan Yermuk kampında halkın kamp dışına çıkmasına izin verilmiyor. Kampa 6 aydan bu yana da Esed güçlerinin engellemesi yüzünden insani ve tıbbi yardım ulaştırılamıyor.
Yermuk kampında yer alanSuriye Yerel Koordinasyon Komites i(LCC) medya sorumlusu Rami Ebu Abdullah, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kampta günlerce aç susuz ve bir deri bir kemikten ibaret görünen çok sayıda insanla karşılaştığını söyledi.
Yermuk kampında üzerinde giyeceği elbisesi dahi olmayan, günlerce aç susuz ve derisi açlıktan başka bir hal almış birisiyle karşılaştığını ifade eden Ebu Abudullah, "Sokakta üzerinde sadece pantolonu olan, açlıktan bir deri bir kemik kalmış bir adamla karşılaştım. Adama 'ne zamandan beri yemek yemedin' diye sordum. Adam bana 'Vallahi ne zamandan beri yemek yemediğimi bilmiyorum' cevabını verdi" dedi.
"Açlık nedeniyle adamın vücudu başka bir hale girmişti" diye konuşan Ebu Abdullah, kampta son günlerce bu tür görüntülerle sık sık karşılaştıklarını vurguladı.
Kampta insani dramın her geçen gün daha kötüye gittiğini dile getiren Ebu Abdullah, rejime bağlı basında kampa yardım yapıldığı yönünde çıkan haberlerin gerçeği yansıtmadığını ve kampta her gün açlık nedeniyle ölenler olduğunu sözlerine ekledi.
Açlıktan ölenlerin sayısı 63'e yükseldi
Bu arada,Suriye İnsan Hakları Örgütü'nden (SNHR) yapılan açıklamada, uzun süredir Esed güçlerinin kuşatması altında bulunan, temel gıda ve tıbbi mazleme girişine izin verilmeyen kampta açlıktan ölenlerin sayısının 63'e ulaştığı belirtildi.
Yerel aktivistler, kampa yeteri kadar insani yardım yapılmaması halinde açlıktan yaşamını yitirenlerin sayısında büyük artış olacağını dile getirdi.
Devamını Oku...


Aydilge'den, Yemek Bahane'ye özel tarif

Pazartesi, Ocak 27, 2014

Şarkıcı Aydilge’nin  mutfağındaydım bu hafta. Planım annesi Faika Hanım’ın öve öve bitirilemeyen kekini yaptırmaktı sanatçıya.Lakin      daha içeri girmeden sukûtu hayale uğradım.
Kimileri yemeye kimileri yedirmeye bayılır. Hangisi daha çok heyecanlandırır sizi?
Bu hafta şarkıcı Aydilge’nin ailesiyle yaşadığı evindeydim. Gitmeden önce müzik muhabirimiz  Ali Pektaş, sanatçının annesi Faika Hanım’ın kendisine yaptığı ve tadı damağında kalan kekinden bahsetmişti. “Mutlaka tarifini almalısın.” deyince tarife ne hacet? Madem annesiyle yaşıyor elbette kendisinden bir şeyler kapmıştır. O halde “Keki neden o yapmasın?” diye geçirdim içimden. Asansörden inip zile basmak için yeltenince acı gerçeğin kokusu burnumla merhabalaştı. Faika Hanım boş durmamış, dillere pelesenk kekini biz gelmeden yapmıştı bile. Tatlıdan hazetmesem de keke bayıldığımı söyleyince bir an önce yedirme iştiyakıyla gözlerinin içindeki gülümseme katlandı. Aydilge anneciğinin keki ile yemek olayını kotardığını sandıysa da evine, hatta mutfağına kadar girmişken o mutfaktan kendisine bir şey pişirtmeden çıkar mıydım? Bu yönde istidadı olmadığını söyleyince bu cümleyi onlarca kez duymuş olmanın rahatlığıyla “Hiç sorun değil ekmek arası domates peynir de kabulüm. Hem misafir umduğunu değil bulduğunu yer.” dedim. Bunu duyduğuna bir hayli memnun oldu zira sandviç, yemekten ve yapmaktan keyif aldığı bir yiyecekmiş. “Hava da güzel sandviçlerimizi alır aşağıdaki çardakta yeriz.” diyor. Fenerbahçe sahilinden havaya karışan deniz kokusu, Aydilge’nin alt tarafı ekmek demeden özene bezene hazırladığı sandviç ve buharı tüten çay… Böyle bir teklife kim hayır diyebilirdi ki? Sanatçının hazırladığı ekmekleri bir tepsiye koyuyor ve kınaya giden kızlar gibi indiriyorum aşağıya. Gelirken ışıl ışıl olan gökyüzü karalara bürünmüş yağdı yağacak. Bir günde iki ‘hoş’ sürprizle karşılaşsam da Aydilge ve annesiyle geçirdiğim keyifli vakte gölge düşüremiyor hiçbiri.  
Aşırı yemem, yapma konusunda da iyi değilim. Aslında insanları beslemenin, karınlarını doyurmanın kutsal ve muazzam olduğunu biliyorum ama yoğunluktan bu konuda geliştiremedim kendimi.
Yoğunluk mu yoksa isteksizlik mi?  
(Gülüyor) Çok istekli de değilim açıkçası ama nefret ederim gibi bir şey de yok. Aslında insanlara güzel bir şeyler yapabilmek hoşuma giderdi.
Hiç yapamıyor değilsiniz herhalde…
Tost, sandviç vs. gibi basit şeyler ama bu kadarı bile keyif veriyor. Hele bir de beğenilmişse… Sizin için yemek yapmış birine eline sağlık, çok güzel olmuş demek o kişiyi müthiş mutlu ediyor. Hayat bazen rutine biniyor ve unutuyoruz. Sadece yiyip kalkmak ya da beğenmediğini ifade etmek çok kaba  bir davranış. Nihayetinde o kişi zamanını ayırmış, emek vermiş, sevgisini katmış… Affedilir bir şey gibi gelmiyor bana. İçinde emek olan her şey bence eserdir, saygıyı hak eder.
Teşekkür kültürünün günümüzde önemsendiğini söylemek zor...
Yeni nesil aşırı tüketim içeresinde. Bir haz kültürü pompalanıyor ve inanılmaz yüceltiliyor. Bu dürüstlük ve özgür irade olarak pazarlanıyor. İstediğini söyle çünkü sen özgür bir bireysin, istediğin hayatı yaşa çünkü bu hakkın. Bireysellik ve özgürlük irade ile patavatsızlık ve terbiyesizlik birbirine karıştırılıyor. Bu kadar hızlı yaşarken ruhumuz bedenimizin gerisinde kalıyor. Olgunlaşamayan ruh da saçmalayabiliyor.
Mesleğiniz gereği sizin de ‘hızlı’ bir hayatınız var. Düzenli beslenebiliyor musunuz bari?
Düzensizliğe müsait bir hayatım oldiğu doğru amadüzenli olmasına özen gösteriyorum. Çünkü sahnede aşırı hareket ediyor, inanılmaz enerji harcıyorum. Dolayısıyla beslenmeme dikkat etmek zorundayım. Yemek üzerinde kafa yorduğum bir konu değil ama ayaküstü olacak kadar da basite indirgemiyorum. Ekmeğin arasına bir şey koyayım, 2 dakikada yiyeyim. Bunu da sağlıksız buluyorum. Ne kadar yoğun olursam olayım mutlaka oturup yemeğimi güzel güzel yiyecek 10 dakikam vardır. O kadarcık zamanı da kendine ayıramıyorsan yaşamıyorsun demektir. Öğün atlamam ama  zamanlamaya dikkat etmem pek. Acıktığım zaman yerim genelde.
Neler yersiniz?
Hayatımda hiçbir şeyin bağımlılık yapmasına izin vermediğim için şu olmazsa sofraya oturmama ya da asla yemem dediğim bir yemek yok. Hayatımı şekillendirecek ya da beni kendine köle edecek bu tarz kısıtlamalardan hoşlanmıyorum. Hazzı bir maddeye bağımlı olmadan beynimin kendi kendine üretmesini istiyorum. Doğal yöntemleriyle… Mesela bu yüzden, antidepresan, alkol kullanmam.
İllaki daha çok sevdiğiniz ya da tercih etmediğiniz yemekler vardır.
Kepekli ekmek ve peyniri çok severim. Yurtdışına gittiğimde herkes çikolata dükkânlarına akın eder, ben ise peynire. Kocaman kocaman, ağır ağır, insanın midesine löp diye oturan yemeklerden hoşlanmıyorum. Ayrıca aşırı lüks mekanlar yerine daha samimi yerleri tercih ederim.
Tam survivor’lıksınız...
Karnabahar, tavuk, balık gibi hafif hafif, uçan uçan yiyecekleri tercih ediyorum. Hayvanın sırtıymış, kocaman pirzolaymış yiyemiyorum.
Sizin için özel anısı olan bir yemek var mı?
Turneden her döndüğümde babam menemen yapar bana. Menemen eve dönüş seremonimdir.
Annenize yemek konusunda yardım edebiliyor musunuz?
Bazen babam da yemek yapar, yardım eder anneme. Dergi, radyo programı, albüm, konserlerden hiç vakit kalmıyor bunun için.
Kendisinden öğrendiğiniz bir yemek vardır ama...
Yok (gülüyor). Lisedeyken bir ara sarmıştım yemek yapmaya ama o aşamaya hiç geçemedik.
Annenizin en sevdiğiniz yemeği nedir?
Keki çok meşhurdur ama ben tatlı ve kek pek sevmediğimden daha çok dolması ve poğaçasına bayılırım.  

Az kalsın yumurtadan ölüyordum


Suyu filtre eden bir buzdolabımız vardı. Filtrede pislik kalmış. O şekilde içince yaramadı, zehirlendim. Bir kez de yumurtadan az kalsın ölüyordum. Damak tadı gelişmiş biri değilim, bir şeyin bozuk olup olmadığını zor anlarım. Meğer yumurta bozukmuş. Gece yarısı can havliyle yataktan sürünerek bizimkilere seslenmişim. Babam bulduğunda nabzım sıfıra düşmüş.
Devamını Oku...


Mutfakta Şef Sizsiniz :) Copyright © 2013
Powered by Blogger Published.. Blogger Templates